Sağlık

Su Çiçeği Hastalığı

Su Çiçeği Hastalığı

Su Çiçeği Hastalığı daha ziyade çocuklarda görülür

Eş Adlar: Karamuk, varicella, chickenpox.

Su çiçeği oldukça enfeksiyöz, selim seyreden, daha ziyade çocuklarda görülen, deri ve mukozada oval, yüzeysel, içi saydam sıvı ile dolu veziküllerin oluşması ile karakterize bir hastalıktır.

Su Çiçeğinin Etkeni: Su çiçeği (varicella) virüsü, insan herpes virüsü 3 olarak adlandırılıp Herpetoviridae ailesinin Herpesvirüs cinsine konuşmuştur. Herpesvirüs varicellae (varicella – zoster) olarakta tanınan bu virüs 150-210 mm büyüklüktedir, çift zarlı DNA virü-südür, yuvarlak ve kılıflıdır. Bir antijenik tipi vardır. Embriyonlu yumurtada üretilmemiş ve deney hayvanlarına geçirilememiştir. Doku kültürlerinde ürer ve sitopatik etki yapar.

Hastalığın Gelişimi :

Virüs organizmaya solunum yolundan girer, burada ve organ-larda çoğalır, kan dolaşımına karışır, deride ve bazen akciğerde lokalize olur.

Klinik Belirtileri :

Su çiçeğinde kuluçka bönemi 12-16 gündür. Hastalık 37,5 – 39 de-rece ateşle başlar ve 24 saat içinde pembe renkte dökmeler oluşur. Lezyonlar bilhassa göv-dede fazladır, yüzde, kol ve bacaklarda azdır. Dökmeler önce kırmızı papül şeklinde başlar. Birkaç saat içinde vezikül haline geçer. Vezikül yumuşaktır, kolaylıkla patlar. Vezikülün içindeki berrak sıvı 24-48 saatte bulanıklaşır. 3. Gün vezikülün ortasında göbekli bir kısım belirebilir, sonra vezikül kurur, kabuklanır, koyu kahverengi pullar halinde dökülür ve genel olarak iz bırakmaz.

Dökmelerin çıktığı birinci günden sonra ki 3-4 günde yeni dökmeler meydana gelir ve bu suretle deride dökmelerin büyün gelişim dönemleri bir arada görülebilir. Genel olarak dökmeler gün aralıkları ile 3-4 atılımla (hecme ile) çıkarlar. Son dökmeler de çıktıktan sonra ateş düşer. Su çiçeğinde ölüm oranı %1’den daha azdır ve istenmeyen durum (komplikasyon ) nadirdir. Yılancık, abse, otit gibi komplikasyonlar bildirilmiştir.

Enantemlere bakteri bulaşması sonucu stomatit, larinjit, hatta keratit olabilir. Suçi-çeği virüsü ile yetişkinlerde husule genel bir komplikasyon pnömonidir. Su çiçeği ensefaliti vak’aların 1/1000 – 1/4000’inde görülebilen bir komplikasyondur. Genellikle hastalığın ilk hastasının sonunda belirir. Ölüm oranı % 50-10 kadardır.Suçiçeği geçiren vak’aların çoğunda devamlı bir bağışıklık kalır ve ikinci defa yaka-lanma nadirdir.

Su Çiçeğinde Bağışıklık :

Suçiçeği ve zona vezikül sayısı veya lezyonların kabukları antijen olarak kullanılıp hasta serumunda kompleman birleşmesi antikorları aranır. Bu deneylerle mükaha serumunun hem suçiçeği hem zona antijenleri ile pozitif reaksiyon verdiği görülür ve bu iki hastalığın antijenlerinin aynı olduğu anlaşılır. Ayrıca aglutinasyon ve presipitasyon reaksiyonları da pozitif sonuç verir. Hasta serumunda nötralizasyon ve fluoresan antikor tekniği ile de antikorların artışı aranır.

Su Çiçeğinde Tanı :

Su çiçeğinin klinik tanısı çok kolaydır. Hafif seyreden çiçek ve herpes ile karıştırmamalıdır.

Su Çiçeğinin Neden Olduğu Hastalıklar :

Suçiçeği epidemi yapar. En çok 2-6 yaşlar arasında görülür. Kışın ve baharda daha fazladır. Damlacık enfeksiyonu ve deriye temasla bulaşır. Hastalık ilk dönemlerinde enfeksiyözdür, kurumuş kabuklarda enfeksiyöz virüsler azdır.

Su Çiçeği Tedavisi :

Özel bir tedavisi yoktur. Sekonder bakteri enfeksiyonlarından korunmak için sulfonamid ve antibiyotiklerden faydalanılır.

Su Çiçeğinden Korunma :

Hasta çocuklar tecrit edilir, lezyonlardaki kabuklar düştükten sonra okula gitmelerine izin verilir.

Konjenital ve Neonatal Su Çiçeği :

Gebeliğin ilk üç ayında su çiçeği geçiren kadından çocuğa enfeksiyon bulaşır. Konjenital su çiçeği sendromunun belirtileri deride sikatris lezyonları, büyümede gecikme, mikroftalmi, katarakt, koriyoretinit, sağırlık ve beyinde kortikal atrofi olabilmektedir. Anne doğumdan birkaç gün önce veya doğumdan hemen sonra hastalanırsa hastalığın çocuğa bulaşma olasılığı %20’dir. Böyle çocuklarda viral replikasyon kontrol edilemediğinden ölüm oranı %35 olmaktadır. Annede IgG antikorları bulunduğunda, plasenta yolu ile çocuğa geçtiğinden koruyucu etki gösterir ve enfeksiyon bulaşan çocuk hafif bir enfeksiyon geçirir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir