Psikoloji

Obsesif kompulsif bozukluk

Kompulsif davranışların ve obsesif düşüncelerin belirtileri ve tedavisi

Pek çoğumuz ara sıra ütünün fişinin takılı olmadığını veya araba kapılarının kilitli olduğunu iki kez kontrol etme ihtiyacı duyarız. Fakat obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) olanlar için, takıntılı düşünceler ve zorunlu olarak yapılan davranışlar günlük yaşamı bozacak kadar ölçüsüz olabilmektedir. Ve ne yaparsanız yapın, onlardan kurtulamazsınız.

Eğer obsesif kompulsif bozukluk belirtileri yaşıyorsanız, kendinizi soyutlanmış ve çaresiz hissedersiniz. Kontrol edilemeyen düşünceler, gerçekdışı dürtüler ya da tekrar tekrar yapılması gerektiğini hissettiğiniz davranışlar nedeniyle sıkıntı yaşıyor olsanız da, sorununuzu çözebilecek pek çok çözüm bulunmaktadır. Kendinizi OKB belirtileri ve tedavisi hakkında eğitmek, önemli bir ilk adımdır.

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB); kontrol edilemeyen, istenmeyen düşünceler ve tekrarlanan, ritüel haline gelmiş ve yapılması zorunlu olduğuna inanılan davranışlar nedeniyle oluşan bir kaygı bozukluğudur. Eğer OKB yaşıyorsanız, takıntılı düşüncelerinizin ve zorunlu olarak yaptığınız davranışlarınızın gerçekdışı olduğunu muhtemelen fark etmişsinizdir, ancak yine de bu hisse karşı koyup, bu histen kurtulmayı başaramıyorsunuzdur.

Bir iğnenin eski bir plağa takılması gibi, OKB da, beynin belirli bir düşünceye ya da dürtüye takılı kalmasına neden olur. Örneğin, ocağın kapalı olduğundan emin olmak için ocağı yirmi kez kontrol edebilir, ellerinizi soyulana kadar yıkayabilir veya araba kullanırken duyduğunuz çarpma sesinin birine çarptığınız için çıkmadığından emin olmak için saatlerce çevre sokaklarda gezebilirsiniz.

OKB takıntılarını ve zorunluluklarını anlamak

Takıntılar iradedışı yapılan şeylerdir. Zihninizi sürekli meşgul eden; kontrol edilemeyen düşünceler, görüntüler ya da dürtülerdir. Bunların olmasını istemezsiniz, ancak buna engel olamazsınız. Ne yazık ki, bu takıntılı düşünceler genellikle rahatsız edici ve dikkat dağıtıcıdır.

Zorunluluklar ise, yapmaya itildiğinizi hissettiğiniz davranışlar ve alışkanlıklardır. Zorunluluklar, genellikle takıntıları defetmek amacıyla yapılırlar. Mesela, kirlilik sizi korkutuyorsa, detaylı temizlik yapma alışkanlığı geliştirebilirsiniz. Buna rağmen, kesin rahatlama söz konusu değildir. Hatta, takıntılı düşünceler daha güçlenmiş olarak geri gelirler. Ve zorunlu davranışlar çoğu zaman, aşırı emek ve zaman gerektirmeye başlayarak kaygıya neden olurlar.

Obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) olan çoğu insan, aşağıdaki kategorilerden birine saplanır:

  • Temizlik takıntısı olanlar kirlilikten korkarlar. Genelde temizlik yapma veya ellerini yıkama zorunluluğu hissederler.
  • Kontrol etme takıntısı olanlar zarar görmekle özdeşleştirdikleri şeyleri (ocağın açık bırakılması, kapının kilitlenmemesi gibi) tekrar tekrar kontrol ederler.
  • Şüphe duyma ve günahkar olma takıntısı olanlar, her şeyin kusursuz olmamasından veya korkunç bir şey olacağından, cezalandırılacaklarından korkarlar.
  • Sayma ve düzen takıntısı olanlar, düzen ve simetri konusunda saplantılıdırlar. Belirli numaralar, renkler veya dizilişler hakkında batıl inançlara sahip olabilirler.
  • Saklama takıntısı olanlar, bir şeyi atarlarsa kötü bir şey olacağını düşünürler. Hiç ihtiyaç duymadıkları ya da kullanmadıkları şeyleri saklamak zorunda hissederler kendilerini.
Takıntılı düşüncelerinizin ve zorunlu olarak yaptığınız şeylerin olması obsesif kompulsif bozukluğunuz olduğu anlamına GELMEZ! Bu düşünce ve davranışlar, OKB olduğunda muazzam bir sıkıntıya, zaman kaybına ve günlük yaşamın, ilişkilerin aksamasına neden olurlar.

Obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) işaret ve belirtileri

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) yaşayan insanların çoğu, hem takıntılı düşüncelere hem de zorunlu olarak davranışlarda bulunma alışkanlığına sahiptir. Ancak bazı kişiler bu iki sorundan sadece birini yaşar.

OKB işaretleri ve belirtileri Takıntılı düşünceler

Obsesif kompulsif bozukluktaki (OKB) yaygın takıntılı düşünceler şunlardır:

  • Mikroplar veya çeşitli pislikler nedeniyle kirlenmekten ve başkalarını kirletmekten korkmak.
  • Kendini ya da diğerlerini incitmekten korkmak.
  • Cinsellik ya da şiddet içerikli, davetsiz düşünceler ya da görüntüler.
  • Dinsel ya da ahlaksal düşüncelere karşı müthiş bir odaklanma hali.
  • İhtiyaç duyulabilecek şeyleri kaybetme ya da onları elde edememe korkusu.
  • Düzen ve simetri: Her şeyin kusursuz bir düzen içinde olması gerektiğini düşünmek.
  • Batıl inançlar; şansla alakalı şeylere muazzam bir dikkat harcamak.

OKB işaretleri ve belirtileri: Zorunlu davranışlar

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) yaşayanların, yaygın olarak yaptığı zorunlu davranışlar şunlardır:

  • Kilit, cihaz ve düğme gibi unsurları aşırı kontrol etmek.
  • Sevilen kişilerin güvende olduklarından emin olmak için, onları tekrar tekrar kontrol etmek.
  • Saymak, tıklatmak, belirli kelimeleri tekrarlamak ya da kaygıyı azaltmak için anlamsız şeyler yapmak.
  • Yıkama ya da temizleme işlemlerine çok fazla zaman harcamak.
  • Aşırı dikkatli bir biçimde sıralama ya da düzenleme yapmak.
  • Çok fazla dua etmek ya da dinsel korkuların neden olduğu ritüellerle meşgul olmak.
  • Eski gazeteler ya da besin ambalajları gibi değersiz şeyleri biriktirmek.

Obsesif kompulsif bozukluğun çocuklardaki belirtileri

Obsesif kompulsif bozukluğun başlangıcı, genel olarak genç yetişkinlik döneminde veya ergenlik çağında görülür. Bazen daha küçük yaştaki çocuklar da, OKB belirtilerine benzeyen özelliklere sahip olabilirler. Buna rağmen, dikkat eksikliği bozukluğu, otizm ve Tourette sendromu gibi diğer rahatsızlıkların belirtileri obsesif kompulsif bozukluk gibi görünebilir. Bu nedenle, herhangi bir tanı konulmadan önce tıbbi ve psikolojik testler yapılması son derece önemlidir.

Obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) bir tedavisi olarak terapi

Obsesif kompulsif bozukluğun en iyi tedavisi, genel olarak bilişsel davranışsal terapidir. Antidepresanlar da zaman zaman terapi ile birlikte kullanılır, ancak ilaçlar, OKB belirtilerini azaltmada tek başlarına çok etkili değildirler.

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) için bilişsel davranışsal terapi

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) için bilişsel davranışsal terapi, birbirini tamamlayan iki bölümden oluşur:

  1. Maruz bırakma ve tepki önleme, takıntının kaynağı ile defalarca yüzleşmeyi içerir. Ardından, genelde kaygınızı azaltmak için yaptığınız zorunlu davranışı yapma isteğini frenlemeye çalışmanız istenir sizden. Örneğin, eğer el yıkama takıntısı olan biriyseniz, sizden bir restorandaki kapı koluna dokunmanız ve ardından oluşan el yıkama isteğini önlemeniz istenir. Siz kaygılı bir biçimde otururken, içinizdeki el yıkama dürtüsü yavaş yavaş kendiliğinden geçecektir. Bu şekilde, kaygıdan kurtulmak için her zamanki ritüeli gerçekleştirmek zorunda olmadığınızı, takıntılı düşünceleriniz ve zorunlu davranışlarınız üzerinde biraz kontrolünüz olduğunu öğrenirsiniz.
  2. Bilişsel Terapi, felaket içerikli düşüncelere ve abartılmış sorumluluk duygusuna odaklanır. OKB tedavisinde kullanılan bilişsel terapinin büyük bir kısmı, zorunlu davranışlara başvurmadan, takıntılı düşüncelerin üstesinden gelmek için size sağlıklı ve etkili tepki verme yöntemlerini öğretir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Belirtilerini Yok Eden 4 Yöntem

“Brain Lock: Free Yourself from Obsessive-Compulsive Behavior” kitabının yazarı, psikiyatrist Jeffrey Schwartz, OKB ile baş etmeniz için aşağıdaki dört yöntemi sunmaktadır.

  • TEKRAR VURGULAMA – Çağırmadığınız halde aklınıza gelen takıntılı düşüncelerin ve dürtülerin OKB’nin bir sonucu olduğunun ayırdında olun. Örneğin, “Ellerimin kirli olduğunu düşünmüyor ve hissetmiyorum. Ellerimin kirli olduğuna dair bir takıntı yaşıyorum.” Ya da “Ellerimi yıkamam gerektiğini hissetmiyorum. Ellerimi yıkama zorunluluğunu yerine getirmem için baskı yapan bir dürtü hissediyorum.” demeye alıştırın kendinizi.
  • YENİDEN DAYANDIRMA – Düşünce ya da dürtünün şiddetinin ve çağrılmaksızın gelmesinin OKB’den kaynaklandığının ayırdında olun. Bu muhtemelen biyokimyasal bir dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Kendinize, OKB düşünce ve dürtülerinin anlamlı olmadıklarını, sadece beyinden gelen yanlış mesajlar olduğunu hatırlatmak için, “Sorunun nedeni ben değilim, bu duruma obsesif kompulsif bozukluğum neden oluyor.” deyin.
  • YENİDEN ODAKLANMA – Dikkatinizi en azından birkaç dakika başka bir şeye yönlendirerek, OKB düşüncelerinden uzak bir şekilde işlerinizi yapmaya çalışın. Başka bir davranışta bulunun. “Bir OKB belirtisi yaşıyorum. Başka bir davranış kalıbı izlemem gerekiyor.” deyin kendinize.
  • YENİDEN DEĞER VERME – OKB düşüncelerini olduğu gibi kabul etmeyin. Kendi için de anlamlı değildir bu düşünceler. “Bu sadece benim saçma takıntım. Hiçbir anlamı yok. Sadece beyin kimyamdan kaynaklanıyor. Dikkatimi bu düşüncelere vermeme gerek yok.” deyin kendinize. Unutmayın: Düşüncenin kaybolmasını sağlayamazsınız, ama dikkatinizi ona vermek zorunda da değilsiniz. Başka bir davranışı izlemeyi öğrenebilirsiniz.

Kaynak: Westwood Kaygı Bozukluğu Enstitüsü

OKB tedavisinde aile terapisi

OKB, aile düzeninde ve sosyal düzende sık sık sorunlara neden olduğu için, aile terapisi genellikle çok faydalı olur.

  • Aile terapisi, rahatsızlığın daha iyi anlaşılmasını sağlar ve ailede yarattığı çatışmaları azaltır.
  • Aile üyelerini motive edebilir ve sevdikleri kişiye nasıl yardım edeceklerini öğretebilir.

OKB tedavisinde grup terapisi

Grup terapisi, OKB sorunu yaşayan kişilerin etkileşime geçmesi ile kişileri destekler, cesaretlendirir ve soyutlanmışlık hissinin azalmasını sağlar.

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tedavisinde bireysel terapi

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) bir kaygı bozukluğudur. Kendi başınıza uygulayabileceğiniz pek çok terapi bulunmaktadır.

Bireysel OKB terapisi tavsiye 1: Takıntılı düşüncelere ve zorunlu davranışlara meydan okuyun

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) yaşıyorsanız, profesyonel bir yardım almanın dışında, kendi kendinize yardım etmenize yardımcı olabilecek pek çok yöntem bulunmaktadır.

Dikkatinizi toplayın

OKB düşünceleri ve dürtüleri yaşadığınızda dikkatinizi başka bir yere yönlendirmeye çalışın.

  • Egzersiz yapabilir, koşuya çıkabilir, yürüyebilir, müzik dinleyebilir, internette gezinebilir, bir video oyun oynayabilir, telefon görüşmesi yapabilir ya da bir şeyler öğrebilirsiniz. Önemli olan, takıntılı düşüncelere ya da zorunlu davranışlara verilen tepkiyi geciktirmek için, en azından 15 dakika keyif alınan başka şeyler yapmaktır.
  • Bu geciktirme sürecinin sonunda, dürtünüzü yeniden değerlendirin. Birçok vakada, dürtü eski şiddetini kaybeder. Dürtünüzü daha uzun bir süre boyunca bastırmayı deneyin. Ne kadar bastırabilirseniz, o kadar değişir.

Takıntılı düşünce ve endişelerinizi not edin

Üzerinizde bir not defteri bulundurun ya da düşünce ve endişelerinizi bir dizüstü bilgisayara, akıllı telefona veya tablet bilgisayara kaydedin. Bir şeyi kafanıza takmaya başladığınız zaman tüm düşünce ve dürtülerinizi not edin.

  • OKB dürtülerini hissediyorken yazmaya devam edin. Aynı sözcükleri ya da dürtüleri tekrar tekrar yazıyor olsanız da, tam olarak düşündüklerinizi yazmayı amaçlayın.
  • Her şeyi yazmak, takıntılarınızın ne kadar tekrarlanan şeyler olduğunu görmenize yardımcı olacaktır.
  • Aynı sözcükleri ya da dürtüleri yüzlerce kez yazmak, onların, güçlerini kaybetmelerini sağlayacaktır.
  • Düşünceleri not etmek, onları sadece düşünmekten daha güçlü bir eylemdir. Bu sayede takıntılı düşünceleriniz kısa zaman içinde ortadan kalkmaya başlar.

OKB dürtülerinizden önce davranın

Takıntılı dürtülerinizin ortaya çıkışını öngörerek, onları hafifletebilirsiniz. Örneğin; kapı kilitleme, pencere kapama ya da cihazların kapalı olmalarıyla ilgili takıntılarınız varsa, bu işlemleri ilk kez yaparken tüm dikkatinizi verin.

  • Somut bir zihinsel imaj yaratın ve bunu aklınızda tutun. “Pencere artık kapalı.” ya da “Ocağın açık olmadığını görüyorum.” deyin kendinize.
  • Daha sonradan kontrol etme dürtüsü kendisini hissettirdiğinde, “bu sadece takıntılı bir düşünce” vurgulamasını yapmak çok daha kolay olacaktır.

Bir OKB endişelenme periyodu oluşturun

Takıntıları ve zorunlulukları baskılamak yerine, onları planlama alışkanlığı geliştirin.

  • Her gün uygulayacağınız 10′ar dakikalık bir ya da iki “endişelenme periyodu” oluşturun. Bu periyotları sadece takıntılarınıza ayırabilirsiniz. Bir saat ve yer belirleyin (örneğin; oturma odasında, sabah 08.00′den 08.10′a kadar ve akşam 05.00′ten 05.10′a kadar). Bu saatler, uyuma zamanından önce kaygılı olmayacağınız kadar erken.
  • Endişelenme periyodunuz süresince, sadece olumsuz düşüncelere ve dürtülere odaklanın. Onları düzeltmeye çalışmayın. Endişelenme periyodunun sonunda, rahatlatıcı birkaç nefes alın, takıntılı düşüncelerinizin ya da dürtülerinizin uzaklaşmasına izin verin ve günlük hayatınıza devam edin. Ancak günün geri kalanı takıntılardan ve zorunluluklardan uzak geçirilmelidir.
  • Düşünceler ya da dürtüler gün içinde aklınıza geldiğinde, onları bir kenara not edin ve endişelenme periyoduna saklayın. Bunları gün içinde aklınıza getirmeyin ve hayatınıza devam edin.
  • Endişelenme periyodunuzda “endişe liste”nizin üzerinden geçin. Gün boyunca not aldığınız düşüncelere veya dürtülere yoğunlaşın. Eğer bu düşünceler sizi hala rahatsız ediyorsa, bunları kafaya takmaktan çekinmeyin, ancak bunu sadece endişe periyodu için ayırdığınız zaman içinde yapın.

OKB takıntılarınızın bir kaydını oluşturun

Belirli bir endişe ya da takıntıya odaklanın ve bunu bir kasetçalara, dizüstü bilgisayara ya da akıllı telefona kaydedin.

  • Takıntınız hakkında aklınıza gelen söz, cümle ya da hikayeyi olduğu gibi anlatın.
  • Günde 45 dakika boyunca, takıntınız artık sizi çok fazla rahatsız etmemeye başlayana kadar, kaydı dinleyin.
  • Endişeniz ya da takıntınız ile sürekli yüzleşerek, zaman içinde daha az kaygılı hale gelirsiniz. Daha sonra aynı çalışmayı başka bir takıntınız için yapabilirsiniz.

Bireysel OKB terapisi tavsiye 2: Kendinize özen gösterin

Sağlıklı ve dengeli bir yaşam tarzı, OKB davranışlarını, korkularını ve endişelerini etkisiz hale getirmede önemli bir oynar.

Rahatlama teknikleri uygulayın

Stres OKB oluşmasına neden olmaz, ancak stresli bir olay takıntılı ve zorunlu bir davranışın başlamasını tetikleyebilir ve stres, böyle bir davranışı daha kötü bir hale getirebilir.

  • Meditasyon, yoga, derin solunum ve diğer stres azaltıcı teknikler OKB kaynaklı kaygı belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.
  • Bir rahatlama tekniğini günde en az 30 dakika çalışmayı deneyin.

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin

Güne kahvaltı ile başlayın ve sık ama küçük öğünlerle devam edin. Uzun süre bir şey yememek kan şekerinizi düşürür. Bu, daha kaygılı olmanıza neden olabilir.

  • Bol miktarda tam tahıllı ürün, meyve ve sebze gibi karbonhidrat karışımları tüketin. Karbonhidrat karışımları sadece kan şekerinizi düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda serotonin seviyesini de yükseltir. Sakinleştirici etkileri olan sinir ileticileridir.

Düzenli olarak egzersiz yapın

Egzersiz; takıntılı düşünceler ve zorunlu davranışlar ortaya çıktığında, zihnin yeniden odaklanmasını sağlayarak OKB belirtilerini kontrol altına almaya yardımcı olan, doğal ve etkili bir kaygı giderme tedavisidir.

  • En yüksek verimi almak için, hemen hemen haftanın her günü, 30′ar dakikalık aerobik egzersizleri yapın. Aerobik egzersizleri gerilimi ve baskıyı azaltır, fiziksel ve zihinsel enerjiyi arttırır ve endorfin gibi beyne iyi gelen kimyasalları salgılatarak vücudun genel sağlık seviyesini yükseltir.

Alkol ve nikotinden kaçının

Alkol, kaygı ve endişeyi geçici olarak azaltır, ancak etkisi geçtiğinde kaygı belirtileri oluşmasına neden olur. Benzer şekilde sigara da rahatlatıcı olarak görülebilir, ama aslında nikotin güçlü bir uyarıcıdır. Sigara içmek daha yüksek seviyedeki kaygı ve OKB belirtilerine neden olur.

Gerektiği kadar uyuyun

Sadece kaygı ve endişe uykusuzluğa neden olmaz. Uykusuzluk da kaygılı düşünce ve hisleri kötüleştirir. İyice dinlenildiğinde, duygusal dengeyi korumak çok daha kolaydır. Bu, OKB gibi kaygı bozuklukları ile başa çıkmanın önemli bir aracıdır.

Bireysel OKB terapisi tavsiye 3: Destek alın

Obsesif kompulsif davranışlar, kendinizi güçsüz ve yalnız hissettiğinizde daha da kötüleşir. Be nedenle etkili bir destek ağı oluşturmanız son derece önemlidir. Diğer insanlarla daha çok bağlantılı olursanız, kendinizi daha az zayıf hissedersiniz. Sadece endişeler ve dürtülerden bahsetmek bile onları daha az korkutucu yapar.

Aile ve arkadaşlarla bağlantıda olun

Takıntı ve zorunluluklar siz sosyal olarak soyutlanana kadar hayatınızı tüketebilir. Sosyal olarak soyutlanmak da OKB belirtilerini ağırlaştırabilir. Destek alabileceğiniz bir ailenizin ve arkadaşlarınızın olması önemlidir. Tedaviye başkalarını dahil etmek, rahatsızlığın gerilemesine karşı sizi korur ve motive eder.

Bir OKB destek grubuna katılın

OKB ile olan mücadelenizde tek başınıza değilsiniz. Bir destek grubuna katılmak, bu gerçeği hatırlatması açısından etkilidir. OKB destek grubu; hem kendi tecrübelerinizi paylaşma ve hem de aynı sorunu yaşayan insanların tecrübelerini öğrenme imkanı tanır. OKB destek gruplarının araştırılabilir veri tabanı için, aşağıdaki Kaynaklar ve Referanslar bölümünü inceleyin.

Sevdiğiniz birine obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) konusunda yardım etmek

Eğer bir arkadaşınız veya aileniz bir üyesi OKB yaşıyorsa, yapmanız gereken en önemli şey kendinizi bu rahatsızlık konusunda eğitmektir. Sevdiğiniz kişiyle tüm öğrendiklerinizi paylaşın ve onun, yardım alabileceğini bilmesini sağlayın. Yakınınız olan kişinin, OKB’nin tedavi edilebilir olduğunu bilmesi bile yardıma açık olması için gerekli motivasyonu sağlayabilir.

Bir arkadaşa ya da aile üyesine OKB konusunda yardımcı olabilmeniz için tavsiyeler

Sevdiğiniz bir kişinin OKB belirtilerine verdiğiniz tepkinin şekli çok büyük bir etki yaratabilir.

  • Olumsuz yorumlar ve eleştiriler OKB belirtilerini daha da kötüleştirir. Sakin ve destekleyici bir çevre ise tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasını sağlayabilir. Rahatsızlığı yaşayan kişinin olumlu özelliklerine odaklanın ve kişisel eleştiriler yapmaktan çekinin.
  • OKB’si olan birini azarlamayın ya da ona anlamsız takıntılarını bir kenara bırakmasını söylemeyin. Böyle bir steğini yerine getiremezler ve bu engelleme baskısı, onların davranışlarını daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz. Unutmayın, sevdiğiniz kişinin OKB belirtileri ve davranışları kişisel özürler değildir.
  • Olabildiğince nazik ve sabırlı olun. Her hastanın, sorununu kendi çabaları ile çözmesi gerekmektedir. OKB belirtilerini azaltmaya yönelik tüm girişimleri övün ve kişinin yaşamındaki olumlu unsurlara yöneltin tüm dikkatinizi.
  • Sevdiğiniz kişinin OKB kaynaklı davranışlarına eşlik etmeyin. Hastanın bu davranışlarına yardım etmek, bunların güçlenmesine neden olur sadece. Davranışları değil kişiyi destekleyin.
  • OKB’nin aile yaşamını bozmasına müsaade etmeme konusunda bir anlaşma yapın. Bir aile olarak bir araya gelin ve sevdiğiniz kişinin OKB belirtilerini birlikte çalışarak nasıl durduracağınıza karar verin. Aile yaşamını mümkün olduğunca her zamanki gibi sürdürmeye çalışın ve gerginlikten uzak bir çevre yaratamaya çalışın.
  • Olumlu, dolaysız ve açık bir şekilde iletişim kurun. İletişim önemlidir. Bu nedenle OKB’ye karşı mücadele başlatmakla sevdiğiniz kişiyi üzmemek arasında bir denge noktası bulabilirsiniz.

Mizahı yakalayın. Bazı OKB belirtilerindeki mizah unsurlarını ve absürtlükleri yakalamak, hastanın rahatsızlıktan daha fazla uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Ancak tabi ki bir durum, rahatsızlığı çeken kişi de onu komik bulduğunda gülünebilirdir.

Obsesif kompulsif bozukluk” yazısı için 2 yorum yazılmış.

  1. Merhaba günlerdir bana bu sefer ne oluyor diye araştırıyorum. Anksiyete bozukluğu tedavisi gördüm. Tüm hastalıklar birbirine benziyor sanki . Bu sefer ki sorunum Allah ve dinle alakalı aşırı bir takıntı hali . Devamlı aklıma uçsuz uçuk şeyler geliyor. Bu düşüncelere kapılınca inancımı kaybettiğimi delireceğimi hissediyorum. Devamlı aklımda ve ben Allah demeye korkar oldum. Sure okyamıyor kendimi onlarla bile ferahlatamıyorum. Ya bu psikolojik bir rahatsızlık değilse tedavisi yoksa ve ben ömrümü bu şekilde ızdırap içinde geçiriceksem diye kendi kendimi yiyorum. Heran aklımda. Bunları düşüne düşüne artık hayat bana boş anlamsız gelmeye başladı. Amaçsız ve mutsuzum. devamlı yorgun… Herşey saçma geliyor şimdi bana. Bu hislerimi engelleyemiyorum. Benim bu halimin bir tedavisi var mı … Doktora bile gidemiyorum. Senin çaren yok denilmesinden korktuğum için.

  2. Evet aynı şeyleri ben de yaşadım halada yaşıyorum doktora gittim bunun obsesif kompülsif bozukluk olduğunuj söyledi 8 ay kadar ilaç kullandım iyiydim ilacı doktora sormadan bıraktım ve bi müddet sonra başladı yeniden fakat ilaçla birlikte terapi alsam çok daha iyi olurdu bu arada bi sitede ankarada dr alp ardıç başarılarından bahsediyordu panik atak depresyon gibi hastalıkları çok kısa sürede üstelik ilaçsız tedavi eden bir psikolog.Şunu bilki senin gibi çok hasta var yanlız değilsin ve bunlar senin aklına gelen takıntılar ve bu bir hastalık ve çaresi de çözümü de var boşuna kendini yıpratma.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir