İş Dünyası, Kişisel Gelişim

Nasıl iyi bir yönetici olunur?

Nasıl iyi bir yönetici olunur?

Büyük ya da küçük olsun, bir şirketin ya da takımın sorumlusuysanız, herkesin istekli, birbirine bağlı ve üretken olmaları için elinizden gelenin en iyisini yapmak istersiniz. İyi bir patron olmak ya da yönetici olmak arkadaşlıkla liderlik arasında ince bir çizgide yürümeyi gerektirir ama getirileri çok büyüktür: Çalışanlarınızın yüksek bağlılıklarını kazanır, gelişmiş sonuçlar elde edersiniz. Kaynaklarınızın ziyan olma oranı azalır ve yokluğunuzda işlerin alt üst olacağından endişelenmeden tatile çıkma imkânına sahip olursunuz.

İşyerinden tatmin olunmasını sağlayan en önemli etken üst düzey bir yöneticidir. İşten çıkan 60.000 kişi ile görüşülerek yapılan bir çalışmada, bu kişilerin %80′inin, patronları nedeniyle işten çıktıkları ortaya çıkmıştır. (“Blame it on ‘The Boss’ -Suçu patrona at-” başlıklı yazıdan, BtoB Magazine)

İşte size, ekibinizle harika bir ilişki kurmanız ve çalışanlarınızın işten ayrılmamaları için yedi yöntem.

  • Sıkıntılara ve şikâyetlere kulak verin
    İş arkadaşlarınızın, sıkıntıları olduğunda, sizi yanaşılabilecek biri olarak gördüklerinden emin olun. Eğer biri ortaya bir sorun atarsa, ilk düşünceniz buna karşı çıkmak da olsa, dikkatinizi ona verin Bazen yeni bir eleman ya da genç bir çalışan, sizin ve deneyimli kişilerin farkında bile olmadığı bir eksikliği saptayabilir.Genel ofis ortamına da dikkat edin. Çalışanlarınız kederli, hevessiz veya gergin mi görünüyorlar? Onlara düşüncelerini söylemeleri için bir şans verin. Gerekli alanlarda değişiklikler yapın: Bazı zamanlar, çok küçük şeyler bile insanların işlerini nasıl algıladıklarını önemli ölçüde değiştirebilirler.
  • Ulaşılabilir olun – Ama her zaman değil
    Bir yönetici olarak, ekibiniz tarafından ulaşılabilir olmayı istersiniz. İnsanların, sizden tavsiye isteyebileceklerini ya da size bir hatayı veya problemi itiraf edebileceklerini hissetmelerini istersiniz. Bunun alternatifi duyarsızlık içinde yaşamaktır, ancak bunu etrafınızdaki her şeyi kaybedene kadar sürdürebilirsiniz.Her ne kadar çok fazla ulaşılabilir olmak istemeseniz de, ya bunu yapmalısınız ya da kendi işinizin kötüye gitmesine seyirci kalmalısınız. Acil bir durum olmadıkça ulaşılamaz olduğunuzu gösteren açık bir işaret oluşturun; çalışma odasının kapısını kapatmak sıkça kullanılan, basit bir yöntemdir.
  • Birisine yetki verin – İşlerden elinizi çekin
    Çalışan kişinin bakış açısına göre, bir işle görevlendirildikten sonra yöneticinin sürekli müdahale edip işin nasıl tamamlanabileceğine ilişkin tavsiyeler vermesi kadar kötü bir şey yoktur.Uygun bir biçimde yetki vermeyi öğrenin – sonra görevi tamamen unutun. Bırakın çalışanınız işi bildiği şekilde, nefesinizi ensesinde hissetmeden tamamlasın. Bu, iki tarafın gerginliğini de önemli miktarda azaltır. Ayrıca insanları inisiyatif kullanma ve bölüm sorumlusu olmadan çalışma konularında geliştirir.
  • Eğitim imkânı
    Her çalışana eğitim imkânı sağlamaya çalışın. İnsanlar yeni şeyler öğrenmeyi ve geliştiklerini hissetmeyi severler, ayrıca iyi çalışmalar yapmış, kendine güvenen çalışanlar harika sonuçlar elde ederler.Herkesin, hatta en genç çalışanların bile, iş hayatında yükselebileceklerini bilecekleri bir kurum kültürü yaratın. Eğitimi aceleye getirip hızlı sonuçlar almaya çalışmayın: Eğer ekibinizin daha tecrübeli olan çalışanları işten ayrılırsa, işiniz her anlamda zarar görür.
  • Herkesi gelişmelerden haberdar edin
    Son zamanlarda meydana gelen gelişmelerden ve başarılardan haberdar olmaları için tüm çalışanlara e-posta gönderin ya da kısa bir toplantı düzenleyin. Siz yöneticisiniz, bu yüzden siz, şirketteki tüm çalışanların kayda değer sonuçlar almak için birlikte nasıl çalıştıklarını daha iyi biliyorsunuz. Ancak çalışanlar, işin çoğu zaman sadece dâhil oldukları küçük kısmını görürler.Çalışanları, değerli şeyler üreten bir takım çalışmasının parçası oldukları konusunda bilgilendirmek, maaş artışları gibi basit parasal teşviklerden daha büyük bir tatmin duygusu yaratır.
  • Yiyecek ikram edin ve sürprizler hazırlayın
    Bir yönetici olarak yapabileceğiniz, en iyi karşılanan şeylerden biri de sürprizler yapmaktır. Çok para harcamanız gerekmez. Bir cuma günü öğleden sonrası, birkaç kutu çikolata veya muhteşem kurabiyelerin olduğu bir paket getirip sunmak sevimli bir sürpriz olabilir.Eğer ekibiniz büyük bir projeyi yeni tamamladıysa veya çok önemli bir başarıya imza attıysa, dışarıya öğle yemeğine gitmek ya da öğleden sonrası için bir etkinlik planlamak gibi bir çeşit kutlama düşünebilirsiniz. Bu bir miktar paraya ve çalışanların zamanına mal olur, ancak çalışanlara, onların sadece iş arkadaşları olmadıkları, bir arkadaş grubu oldukları hissini vermek için harika bir yöntemdir.
  • “Teşekkür ederim” deyin
    Son madde oldukça basit… Ama çok anlamlı olabilir. Günlük işlerin telaşı içerisinde insanların sıkı çalışmalarını takdir etmeyi unutmak kolaydır. Ama insanlar çoğu zaman birkaç şükran ve övgü sözcüğü sayesinde, hiçbir ödülün yapamadığı şekilde motive olur ve cesaretlenirler.Başarıyla tamamlanmış bir iş için çalışanınıza teşekkür ettiğinizden ve onu övdüğünüzden emin olun. “Ahmet, müşterilere yaptığın sunumun çok iyi geçtiğini duydum, harika işti, teşekkür ederim.” gibi birkaç basit sözcük, o kişiyi mutlu eder ve size de çok zaman kaybettirmez.

Kendiniz bir yönetici olsanız da ya da harika (veya o kadar da harika olmayan) bir yöneticiniz olsa da, eminim ki birçoğunuzun, patronların işyeri deneyimini herkes için daha iyi hale nasıl getirebileceklerine ilişkin pek çok fikri vardır. Evet, neler düşündüğünüzü yorumlarda görelim.

Nasıl iyi bir yönetici olunur?” yazısı için 2 yorum yazılmış.

  1. İşletmecik gercekten kolay ve gözardı edilebilecek şey degil ve şunu cok iyi biliyorum işinizde süper olabilrsiniz ama kesinlikle herkes işletmeci olamaz…

  2. Merhabalar.
    Yöneticilik herkesin yapabileceği bir iş değildir tıpkı herkesin patron olamayacağı gibi. Bence hiçbir işveren çalışanı ile kutlamalar,balolar ve eğitimler dışında görüşmemeli.İdareyi yöneticisine bırakıp aldığı kararlara saygı duymalı ve desteklemeli.
    Biz yöneticilerin çokca başına gelen olaydır patrondan iş alıp sonra patronun işe karışması.Bu hem yöneticinin hemde çalışanların motivasyonunu bozabiliyor ve dolayısı ile başarı oranıda azalıyor. Kendinden emin bir yönetici yeri geldiğinde patronuna kafa tutabilmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir