Psikoloji, Sağlık

Mizaç (huy) ve Sinir Hastalıkları

İnsanların her birinin kendine mahsus huyu, yani mizacı vardır. Mizaç doğuştan gelir. Bu nedenle mizacı değiştirmeye imkan yoktur. Arkadaşlık ve evlilik ilişkilerinde mizaç uyuşması çok mühimdir. Eşler arasında mizaç uyuşmazlığı varsa, bir süre sonra bu önemli bir sinir rahatsızlığı kaynağı olur. Batılı bir bilim adamının “dağların yer değiştireceğine inanırım da, insanların huy değiştireceğine inanmam” dediği gibi, insanlar huylarını değiştiremezler. Vücut yapısı, saç rengi ve göz yapısı ne ise, mizaçta öyledir.

Eşlerden biri diğerinin mizacını değiştirmeye kalkarsa, bir süre yol değiştiriyor gibi olur, fakat biraz sonra yine eski rayına girer ve kendini zorlayan eşine tepki, nefret duymaya başlar. Evliliklerde aradan yıllar geçmeye başlayınca bu zıt mizaçların doğurduğu ayrılıklar batmaya başlar ve sürekli sinir bozucu olur.

Son yıllarda batı ülkelerinde mizaç ve sinir bozuklukları üzerinde geniş çapta durulmaya başlanmış, böylece çeşitli sinirsel ve ruhi bozuklukların temelinin nerelere dayandığı saptanarak, ona göre tedaviye geçilme yolları aranmaktadır.

İnsanlar mizaç bakımından doğuştan 4 ana grupta toplanırlar. Herkes önce kendini, sonra seçeceği arkadaşını veya eşini ona göre tahlil ederek, ilerde doğacak anlaşmazlıkları daha önceden kestirmelidir. Karşılıklı biraz uyumla veya olduğu gibi kabullenme olanakları olup olmayacağı düşünülmelidir. Çevre ile ilişkilerde tüm insanları olduğu gibi kabul etme olgunluğunu kazanmaya çalışılmalıdır. Aksi halde insanın kendi değişmediği gibi karşısındakinin de değişmeyeceğini iyi bilmesi gerekir.

İnsanlar mizaç bakımından 4 ana grupta toplanır dedik, işte bu 4 ana grup aşağıda izah edilmiştir.

1) Safravi Tipler (mizaçlar) :

Herkesin kanında belirli miktarda safra vardır ve bu normaldir. Fakat safravi tiplerin kanındaki safra miktarı daimi olarak yüksektir. Bu nedenle bu kimselerin tüm ciltleri sarımsı renkli ve kurudur. Yüzleri ince-uzun, kolları da uzundur. Kasları ve kemikleri çıkıntılı ve belirgindir.

Bunlar :

– En ufak şeyden etkilenir ve günlerce uyuyamazlar,

– Sık sık hazımsızlık çekerler,

– Karaciğerleri kolay hastalanır,

– Mizaçları:

– Çabuk öfkelenirler, hiddetli kimselerdir.

– Emir altına girmek istemezler.

– Sürekli hastalanma endişesi içerisindedirler.

2) Lamfatik Tipler (mizaçlar) :

Bunlar kof şişman ve hantal kişilerdir. Vücutları şişman, yağlı, yuvarlağa yakındır. Ciltleri pembemsidir. Tüm bedeni ve ruhi hareketleri yavaştır.

Mizacen :

– Kaygısız, duygusuzdurlar.

– Pasiftirler, atılgan değildirler.

– Kendilerine söylenen sözleri dinlerler, uysaldırlar.

3) Kanlı Tipler (mizaçlar)

Bunlarda göğüs kafesi fazla gelişmiştir, yüzleri canlı ve kırmızıdır. Ciltleri sıcaktır. Kalpleri kuvvetli ve hızlı vurur. Çevik, canlı kişilerdir. İyi, samimi, hassas dostturlar. Hareket, aktif yaşam ve heyecan ararlar.

4) Sinirli Tipler (mizaçlar)

Bunlar 2 tiptir :

a) Sinirleri Az Duyarlı Olanlar :

Bunların dakikadaki kalp atışı ve solunum adedi normalden azdır. Hareketleri yavaştır, yüzleri solgundur. Bunlar ruhi bakımdan :

– İçlerine kapanık.

– Daima bedbin (kötümser, karamsar).

– Vesveseli.

– Kararsız.

– Ürkek ve korku içerisindedirler.

Genellikle pek az gayretlidirler, fakat bazen cesaretli ve inatçıdırlar. Dıştan sakin görünümlerinin arkasında içlerinde fırtınalar eser.

Sıkılganlıkları ve tedbirli olmaları, onların şiddet hareketlerini önler. Bu mizaçtan olanlar ilerde, nörasteni olurlar.

b) Sinirleri Fazla Duyarlı Olanlar :

Sinirsel bir tansiyonları vardır, hareketleri, refleksleri hızlı ve canlıdır. Kalp ve akciğer hareketleri fazladır. Bakışları parlak ve hareketlidir. Vücut yapıları incedir. Fazla hareketlidirler. Fikir ve hareketlerinde sebatsızdırlar. Bu tipler tüm diğer tiplere nazaran, bunalım, depresyon ve psikonevroza daha çok tutulurlar.

İnsanların çoğu yukarıdaki tiplerden birine dahil olmakla beraber pek çok kişide iki tipe birden dahil olabilir : Sinir-Safra, Sinir-Kanlı mizaçlılar gibi.

Herkes kendini tanıyarak mizacını bilmeli ve kendini rahatsız edecek olay ve işlerden uzak durmak suretiyle sağlığını korumasını bilmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir