Psikoloji

Hasta Psikolojisi ve Hasta Bakımı

Çocuklar hastalandıkları zaman, özellikle uzun süreli hastalıklarda kişilik değişiklikleri ortaya çıkabilir. Bazıları bulundukları duruma daha kolay uyum sağlayabildikleri halde bazıları zorluk çekerler. Hastalığa karşı çok farklı tepkiler gösterebilirler. Çeşitli davranış bozuklukları ortaya çıkabilir. Süt çocukları ve küçük çocuklar ağır hastalık durumunda, ağrı ve yüksek ateş nedeni ile huzursuz olurlar. İştahları derhal kesilir, uyku bozuklukları görülür ve sızlanırlar.

Büyük çocuklarda başlangıçta hastalığı aynen erişkinler gibi alınganlık, saldırganlık ve korku gibi duygusal tepkilerle reddetme safhasına girerler. Hastalık ve hasta deyiminden hoşlanmaz, tedavi ve bakımı geri çevirirler. Bir süre sonra hastalığın ilerlemesi ile onu reddetmekten vazgeçer ve doktora muayene olma ve ilaçlarını alma fikrini benimser.

Hastaneye yatırılacak gibi ağır bir durumu varsa bu korku da hastanın diğer korkularına eklenir. Ailesi ve evinden, eşyalarından ayrı kalmak endişesi ile de onu daha huzursuz hale getirir. Ağlayarak, bağırarak yatmamak için direnir, isyan ederler. Bir süre sonra bazıları ailesinden ayrılma olayını kabullenir, içine kapanır ve durgunlaşır. Bazılar ise doktor ve hemşireye inatçı bir davranışa girer, muayene ve tedaviye kolay razı olmazlar. Normalde söylenmeyecek kırıcı sözler sarfederler. Bazılar daha ileri giderek, dövüşmeye bile kalkabilir. Bu durumda bir Çocuk Gelişimcisi ve Eğitimcisi ona iyi bir yaklaşımla aradığı ortamı sağlayarak doktoru ile hemşirenin çalışmalarını kolaylaştırabilir. Aslında çocuğun tepkileri daha çok bilinmeyen şeylere ve ortama karşı duyulan devamlı korkudur, yani endişedir.

Neden ve niçin korktuğu sorulursa cevaplandıramaz. Bu sırada sebebi açıklanmadan ondan kan almalar veya yorucu muayene şekillerinin uygulanması, onu büsbütün şaşkınlığa iter. En acil durumlarda bile ona şefkatli bir davranışla sevgi ve anlayış dolu bir kaç cümle sarfederek durumu açıklayan hekim, hastasının güvenini kazanır ve olumlu sonuçlar alabilir.

Duygusal tepkiler kuşkusuz solunum, dolaşım, sindirim sistemlerini büyük ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle bazı çok zorunlu olmayan laboratuvar işlemleri daha sonraya bırakılabilir. Hasta ile iyi bir iletişim kurmak, onun duygularını rahatça açıklamasını sağlar ve kendisini güven içinde hissetmesine yardımcı olur.

Hasta Bakımı :

Her hastanın hastalık türü ve durumuna bağlı ayrı bir bakımı vardır. Bununla beraber hepsinde kişisel temizlik ön planda gelmelidir. Evde veya hastanede olsun ateşli bir hastanın banyo alması ona rahatlık sağlar. Derideki kan dolaşımını uyarıcı bir masaj olur. Yataktan kalkamayacak durumda olan hastalara yatak banyosu verilir. Banyodan sonra biraz alkol veya krem ile masaj yapmak hastanın kaslarını yumuşatır.

Yarma zorundaki hastalarda haftada bir mutlaka saçları yıkanılmalıdır, günde bir defa fırçalanmalıdır. Bazı ateşli hastalıklardan sonra saç dökülmeleri olabilse de sonradan yeniden çıkarlar.

Hastanın diş temizliği ağız sağlığı yönünden çok önemlidir. Fırçalamayı kendi yapabilecek durumda olanların bu işlemi lavaboda ya da yatakta küvet içinde yapmalarına annesi veya hemşiresi yardımcı olmalıdır.

Hasta çok güçsüz ise karbonatlı su veya serum fizyolojikle ıslatılmış pamukla ağız temizliği hemşire tarafından yapılmalıdır.

Göz, kulak ve burun temizlikleri kendi kendine yıkanamayacak kadar halsiz hastalarda ılık su ile hemşire tarafından yapılır.

El ve ayakların günlük temizlikleri, tırnakların kesilmesi ihmal edilmemelidir.

Uzun süre yatan kırık veya felçler nedeni ile hareketsiz kalan hastalarda sık sık yatış şekli ve deriyi kuru tutabilmek için bez ve çarşaflar sık değiştirilerek yatak yaralarının oluşması önlenebilir. Ara sıra yağlı bir kremle yapılan masajların da büyük yarayı olur.

Hastaların beden egzersizine gereksinimi de çok önemlidir. Hastane hastalarında fizik tedavi uzmanları tarafından bu gerçekleştirilir. Kasların kasılması kan dolaşımını kolaylaştırır. Uzun süre hareketsiz yatan hastalarda kaslar erir. Yürüme yeteneği zayıftır. Yürüme yeteneğini kaybetmemesi için her gün kısa süreli bile olsa yardımla yürütülmenin yararı vardır.

Hasta Çocuğun Boş Zamanının Değerlendirilmesi :

Ağır hasta olmayan, fakat evde veya hastanede yatması gerekli olan çocuklarda onu fazla yormayacak, fakat beden ve zihin faaliyetlerini sağlayacak bazı uğraşılar onu moral yönünden güçlendirir. Bu konuda iyi yetişmiş bir Çocuk Gelişim ve Eğitimcisi gereklidir. Yani beceriler kazanması onu mutlu eder. Onu kitaplar okumak, arzu ettiği ve doktorun da onayladığı durumlarda hastalığı ve geleceği konusunda bilgi vermek zihinsel yönden aktivite kazandırır ve zamanın geçmesini sağlar. Bununla beraber hastaların yorulabileceği de hatırdan çıkarılmamalıdır. Bu yönden hasta ziyaretçileri ve ziyaret süreleri de kısıtlanmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir