Anne & Bebek & Çocuk

Hamile kalmak mı istiyorsunuz? 90 Günlük kılavuzu uygulayın

Hamile kalmak mı istiyorsunuz? 90 Günlük kılavuzu uygulayın

Hayattaki pek çok şey hazırlıklı olmayı gerektirir—ve gebe kalmak bir istisna değildir. Bir kadının gebe kalmayı denemesinden en az 90 gün önce hem kadın hem de eşi beslenme ve egzersiz rutinlerini geliştirecek adımları atmalıdır ve kullanılan ilaçların gelişmekte olan fetüs için zararlı olmadığından emin olmak için ilaç kullanımı dengelemesi yapılmalıdır.

Chicago’da bulunan Northwestern University Medical School’da doğumbilim klinik asistan profesörü olan ve Before Your Pregnancy:A 90-Day Guide for Couples on How to Prepare for a Healthy Conception (Hamileliğinizden Önce: Sağlıklı Bir Gebeliğe Hazırlanmak İçin Çiftlere 90 Günlük bir Kılavuz) adlı kitabın yazarı Dr. Lisa C. Mazullo “Tüm bu etkenleri en uygun hale getirirseniz doğurganlığınızı geliştirir, düşük yapma riskini azaltır ve hamileliğin sonuçlarını iyileştirirsiniz, yani hem anne hem de bebek daha sağlıklı olur” demektedir.

Erkekler için gebelikten önceki 90 gün çok önemlidir, çünkü bu sürede sperm gelişimsel döngüsünü tamamlar.

“Bu süre, erkeklerin beslenme şeklini ve yaşam tarzını değiştirme ve bunun ardından spermin sağlığını artırma dönemidir” der Dr. Mazzullo.

Kadınlar için ise bu 90 günlük sürede yapılanlar hamile kalma şansını artırır. Ayrıca, doğuma kadar doğru alışkanlıkların sürdürülmesi halinde komplikasyon riskini de azaltır.

Dr. Mazzullo hamileliğe hazır olmak için bunları önermektedir.

İlaç kullanımı

Hamile kalmaya çalışmadan en az 90 gün önce; astım, yüksek kan basıncı, epilepsi veya diyabet gibi kronik hastalıkları olan kadınlar doktorlar ve kadın doğum uzmanları-jinekologlar ile görüşerek durumlarının sabit olduğunu ve kullandıkları ilaçların fetüse zarar vermeyeceğini teyit etmelidirler.

Gerekli olması halinde ilaç kullanımınızı dengelemek için bir kan testi de yapılabilir. Gebelikten önce yapacağınız bir doktor ziyareti doktorunuzun, hamileliğe engel olabilecek veya bebeğin sağlıklı gelişmesini engelleyebilecek sağlık sorunlarına sahip olup olmadığınızı belirlemesine yardımcı olabilir.

Bazı durumlarda belirli ilaçları almayı bırakmanız yönünde bir öneri alabilirsiniz. Dr. Mazzullo, “gebelikten önceki bir veya iki ay, tüm ilaçları vücuttan atma zamanıdır” demektedir.

Eğer psikiyatrik ilaçlar kullanıyorsanız doktorunuz veya psikiyatristiniz ile görüşerek ilacın dozunu mümkün olan en düşük seviyeye çekmeyi talep etmelisiniz.

“Depresyon ve anksiyete ilaçları ile iki veya üç yerine sadece bir ilaç kullanmak ve mümkün olan en düşük dozu almak en iyisidir” der Dr. Mazzullo.

Şunu unutmayın, bu ilaçlar da diyabet ya da astım ilaçlarınız gibi, almak zorunda olduğunuz ilaçlardır ve kendi başınıza bu ilaçları bırakmamalısınız.

“Kendinize iyi bakabilecek seviyede zihinsel sağlığa sahip olamazsınız” diye uyarmaktadır Dr. Mazzullo. “Depresyondaysanız veya anksiyeteniz varsa doğru şekilde beslenmeyebilir veya egzersiz yapmayabilirsiniz, bu da fetüsün sağlıklı büyümesini ve gelişmesini engeller. Doğumdan sonra doğum sonrası depresyonu yaşama riskinizde artabilir.”

Yurtdışına seyahate çıkıyorsanız ve belirli bağışıklıkları kazanmak için ilaç almanız gerekiyorsa bu ilaçları hamile kalmadan üç ay önce alın. “Gevelik için güvenli olan aşı maddelerine ihtiyacınız olacaktır” diyor Dr. Mazzullo.

Belirli ilaçlar sperm kalitesini ve cinsel performansı etkileyebilir, bu yüzden kronik hastalığa sahip olan erkeklerin doktora giderek aldıkları ilaçları kontrol ettirmeleri gerekmektedir.

Folik asit alın

Hamile kalmak isteyen ve özellikle de tükettiği gıdalar arasında yeterli yeşil lif içeriğine sahip sebzeler bulunmayan kadınların doğumdan en az bir ay önce başlayarak günde en az 400 mcg folik asit alması gerekir.

“Başlangıç aşamasında folik asit alarak spina bifida gibi nöral tüp defektleri riskini azaltabilirsiniz” diyor Dr. Mazzullo. Aile geçmişinde nöral tüp defektleri bulunan kadınlar için önerilen folik asit dozu daha yüksektir.

Hamile kaldıktan sonra bir doğum öncesi vitaminine geçmeniz gerekecektir, bu nedenle doktorunuz ile görüşmeniz gerekir.

Alkol, kafein tüketimini azaltın

Çünkü vücudun alkole maruz kalması düşük yapma riskini artırır ve fetüsün gelişimini etkiler (fetüs alkol sendromu veya FAS). Hamile kalmayı düşünen kadınların gebe kalmayı denemeden bir yıl önce alkollü içecek tüketimini tamamen bırakması oldukça önemlidir.

Alkol yumurtlama örüntüsünü etkiler, çünkü ciğerdeki farklı enzimleri etkiler.

“Bir kadeh şarap veya margarita içmek isteyen hastalarıma bu içecekleri regl dönemlerinde tüketmelerini tavsiye ediyorum sık sık. Ama hamile kalabilecekleri dönem olan ayın diğer yarısından kesinlikle alkol almamalarını söylüyorum.” diyor Dr. Mazzullo.

Erkekler de alkol tüketimlerini düzenlemelidirler. “Eğer günde ikiden fazla içecek içerlerse daha az sperm üretirler ya da benim deyişimle ‘baştan savma yüzücüler’ üretirler.” diyor Dr. Mazzullo. “Sperm gelişmiştir, görevini yerine getiremez.”

Benzer şekilde, çocuk sahibi olmayı düşünen erkekler ve kadınlar sperm hareketliliğine ve dişi üretkenliğine zarar vermemek için günlük kafeinli içecek tüketimlerini ikiden daha aza düşürmelilerdir.

Sigara içmenin veya uyuşturucu kullanmanın gelişmekte olan fetüs üzerinde ciddi etkileri olabilir. Sigara içmek ve diğer tütün ürünlerini kullanmak çocukların düşük kilolu veya entelektüel ve duygusal açıdan geri kalmış gelişime sahip olmalarına neden olabilir. Uyuşturucular doğuştan özürlülüğe, gelişimsel bozukluklara ve solunum sorunlarına neden olabilir. Hamilelik döneminde uyuşturucu kullanan annelerin çocukları uyuşturucu bağımlısı olabilirler.

Egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirin

Hamilelik döneminde egzersiz yapan kadınlar hamilelik döneminde daha sağlıklı olurlar.

“Vücudu zamanından önce hazırlayarak hamilelik süreci için en uygun fiziğe sahip olursunuz.” diyor Dr. Mazzullo.

Egzersiz yapmak erkeklerin üretkenliğini etkilemez ama giydikleri şeyler etkileyebilir. Bir suspansuar ile spor yaparak çok fazla zaman geçiren erkekler, çocuk sahibi olmayı deneyecekleri dönemde bu şekilde spor yapmamaya mümkün olduğunca dikkat etmelidirler, çünkü suspansuar testisleri ısıtabilir ve sperm sayımını azaltabilir. Aynı sebepten dolayı, erkekler bir jakuzi, spa ya da saunada geçirecekleri süreyi haftada en fazla iki kez ve her seferinde en fazla 15 dakika olmak üzere sınırlandırmalıdırlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir