<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.probilgi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.probilgi.com</link>
	<description>ProBilgi , Yaşam İçin Profesyonel ve Yararlı Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 18:11:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kaliteli bir uyku için 6 adım</title>
		<link>http://www.probilgi.com/kaliteli-bir-uyku-icin-6-adim.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/kaliteli-bir-uyku-icin-6-adim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 18:08:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[iyi uyku]]></category>
		<category><![CDATA[kaliteli uyku]]></category>
		<category><![CDATA[rahat uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1388</guid>
		<description><![CDATA[Kaliteli bir uyku için ne yapılır ? Eminim ki, benim gibi, hepiniz kalitesiz uykulu geceler geçirdiniz. Uyanıp kendinizi daha yorgun hissettiğiniz ve sonra uyumaya devam ettiğiniz gecelerdir bunlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Kaliteli bir uyku için öneriler" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/02/kaliteli-bir-uyku-icin-oneriler.jpg" alt="" width="267" height="267" /><strong><em>&#8220;Kaliteli Uyku&#8221;</em></strong> fikri size de garip gelir mi? Ne de olsa, çocukluğumuzdan bu yana, iyi uykuya önem verme eğiliminde olmadık. Tüm yıl boyunca gerçekleştirdiğiniz gelişim ya da yüksek bir eğitim başarısına sahip olmanız, <strong><em>&#8220;kaliteli uyku uyuyan&#8221;</em></strong> veya <strong><em>&#8220;uyku alışkanlıklarını geliştirmesi gereken&#8221;</em></strong> biri olmanızı etkilemez.</p>
<p>Yoksa etkiler mi?</p>
<p>Eminim ki, benim gibi, hepiniz kalitesiz uykulu geceler geçirdiniz. Uyanıp kendinizi daha yorgun hissettiğiniz ve sonra uyumaya devam ettiğiniz gecelerdir bunlar. Kabusların zihninizi allak bullak ettiği, sizi yarı uyur yarı uyanık bir hâlde tutan, gece yarısı 3&#8242;te uyanıp yapılacak önemli bir şeyi hatırladığınız veya çok terlediğiniz, donduğunuz, susadığınız ama uykuya daldığınız gecelerdir bunlar.</p>
<p>Ve böyle bir geceden sonra bir çalışan, öğrenci ya da ebeveyn olarak en iyi performansınızı sergileyecek durumda olamazsınız. Asabi ve huysuz olursunuz. Sıradan işlerle boğuşursunuz. Çok sayıda iş yapmanız gerektiğinde çuvallarsınız.</p>
<p>Bu nedenle kaliteli uyku, hayatınız boyunca önemli bir etkendir. Zihniniz ve bedeniniz birazcık uyku için yanıp tutuşurken siz işte, okulda ya da evinizde nasıl başarılı olabilirsiniz?</p>
<p>İşte size, <em><strong>kaliteli bir uyku</strong></em> için atmanız gereken altı adım</p>
<p><strong><strong>1. Uyumadan Önce Kafein ve Alkolden Uzak Durun</strong></strong></p>
<p>Eğer akşam yemeğinden sonra kahve içerseniz ki muhtemelen yaparsınız birkaç saat boyunca uyumakta zorlanırsınız ya da uyusanız da bu kaliteli bir uyku olmaz. Kafein herkesi farklı biçimlerde etkiler tabi ki ama bir &#8220;kafein sınırlaması&#8221; uygulamak uyuma kalitenizde çok büyük farklılıklar yaratacaktır.</p>
<p>Alkol uyku bozucu olarak nam salmıştır ve yatağa yatıldığında odanın dönmesini tecrübe eden herkes bilir ki, bu durum uykuya dalmaya hiç de yardımcı olmaz. Ve bir bardak su içerek, kaybettiğiniz suyu geri alın, böylece korkunç bir susuzlukla uyanmazsınız.</p>
<p><strong>2. Yatağa Aç ya da Aşırı Tok Olarak Gitmeyin<br />
</strong><br />
Karnı guruldayan kimse güzelce uyuyamaz. Eğer akşam 10&#8242;da kendinizi biraz acıkmış hissederseniz, biraz atıştırın. Yulaf, hindi ve süt bol miktarda triptofan barındırır, yani melatonin üretiminizi destekler ve vücudunuzu uyumaya hazır hâle getirir.</p>
<p>Diğer yandan, çok fazla yemek yedikten hemen sonra da yatmak istemezsiniz. Evet, hepimiz bir öğünden sonra birazcık kestirme arzusunu tecrübe etmişizdir ama zengin bir öğünden sonra bir ya da iki saat uyumak kötü bir fikirdir. Vücudunuz hâlâ yediklerinizi sindirmeye çalışıyor olacak ve midenizi son derece rahatsız edici bir biçimde dolu ve çalkantılı bir halde bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>3. Bilgisayarınızı Kapatın</strong></p>
<p>Boşa harcanan gençlik yıllarımda, akşamın çoğunu bilgisayar ekranına bakarak geçirdikten sonra yatağa yattığım zamanların çoğunda, bilgisayar oyunlarından parlak renkli grafikler görürdüm. Yaptığınız şey çalışmak da olsa, oyun oynamak da olsa, saatlerce  bilgisayar ekranına bakmak gözlerinizi ve zihninizi parlak, yapay bir ışıkla zorlar. Bu da kaliteli bir uykuya izin vermez. Aynı şey televizyon için de geçerlidir.</p>
<p>Bilgisayarlar aynı zamanda zihninizi de yorar. Eğer yatmadan önce son iş olarak e-postalarınıza bakarsanız yatağa zihninizde iş varken girersiniz.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>4. Bir Liste Hazırlayın<br />
</strong><br />
Kendinizi uyanık hâlde yatarken, ertesi gün yapmak zorunda olduğunuz tüm işler yüzünden endişelenirken mi buluyorsunuz? Ya da gece yarısı uyanıp, aniden yapılması gereken bir şeyi atladığınızı mı hatırlıyorsunuz?</p>
<p>Yatağa girmeden önce bu işe yaramaz düşünceleri zihninizden atın. Bir defter alın ve ertesi gün yapacaklarınızın bir listesini hazırlayın. Yapamayacağınıza inandığınız şeyleri o listede, çok basit şeylermiş gibi görmenin, amaçlarınıza yönelmenize ve her işinizi gerilmeden yapmanıza ne kadar yardımcı olduğunu görmek oldukça şaşırtıcıdır.</p>
<p><strong>5. Yatmadan Önce Ertesi Gün İçin Hazırlık Yapın<br />
</strong><br />
Eğer sabahları kendinizi sürekli bir telaş içinde buluyorsanız, muhtemelen güzelce uyuyamıyorsunuzdur; çünkü aklınızın bir kısmı günün karmaşasına atılmakla meşguldür. Yatağa girmeden önce on dakikanızı; kıyafetlerinizi belirlemeye, duş ve kahvaltı malzemelerinizi hazırlamaya ve çantanızı toplamaya ayırın.</p>
<p>Bu aynı zamanda uyuma vaktine doğru sakinleşmek için de etkili bir yöntemdir. Bunu günlük bir alışkanlık haline getirdiğinizde eşyalarınızı toplarken uyumaya hazır hale geleceksiniz.</p>
<p><strong>6. Meditasyon Yapın ya da Günlük Yazın<br />
</strong><br />
Yatmadan önce kendinize, dinginleşmek ve sakinleşmek için biraz zaman ayırın. Bazı insanlar meditasyon yapmayı, bazıları da dua etmeyi sever. (Bu aynı zamanda gerginlikleri azaltmak için de iyi bir zamandır.) Bir yazar olarak, düşüncelerimi bir günlüğe yazmayı seviyorum. Bu, günü değerlendirmek, başarıların hakkını vermek, başarısızlıklarla barışık olmak ve ertesi günün nasıl gitmesini istediğime karar vermek için harika bir şanstır.</p>
<p>Uyuduğunuz pozisyon da çok önemli olabilir. <a href="http://www.probilgi.com/hangi-pozisyonda-uyumaliyiz.html" target="_blank">Hangi pozisyonda uyumalıyız?</a> konulu yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Bu zihni arındırma zamanı özellikle, yattığınızda düşünceleriniz birbiri ardına aklınıza üşüşüyorsa, çok işinize yarar.</p>
<p><em>Uyuma konusunda başarılı mısınız? Hızlı bir biçimde uykuya dalmak ve güzelce uyumak için siz ne yaparsınız? Yorum yapmaktan çekinmeyin.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/kaliteli-bir-uyku-icin-6-adim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diğer insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü önemsemeli misiniz?</title>
		<link>http://www.probilgi.com/diger-insanlarin-sizin-hakkinizda-ne-dusundugunu-onemsemeli-misiniz.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/diger-insanlarin-sizin-hakkinizda-ne-dusundugunu-onemsemeli-misiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 13:36:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[başkalarının düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[dedikodu]]></category>
		<category><![CDATA[diğer insanların düşünceleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1385</guid>
		<description><![CDATA[Aramızda içine kapanık kişiler vardır. İnsanlar sosyal canlılardır. Diğer insanların düşündüklerine dikkat etmek çok doğaldır. Sorun şu ki, diğer insanların ne düşündüğü hakkında endişelenmek bizi çok fazla sorumluluk almaya iter]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Diğer insanların hakkınızda düşünmeleri" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/02/diger-insanların-hakkınızda-dusunmeleri.jpg" alt="" width="220" height="164" />Aramızda içine kapanık kişiler vardır. İnsanlar sosyal canlılardır. Diğer insanların düşündüklerine dikkat etmek çok doğaldır. Sorun şu ki, diğer insanların ne düşündüğü hakkında endişelenmek bizi çok fazla sorumluluk almaya iter, kendi hedeflerimizi ve heveslerimizi yadsır, başkalarını memnun etmeye razı oluruz.</p>
<p>Diğer yandan, insanların bizim hakkımızda ne düşündüğüne hiç önem vermemek, bizi profesyonel ve kişisel ilişkilerimizi bozmaya itebilir.</p>
<p>İşte, size sağlıklı bir denge bulmanıza yardımcı olacak birkaç öneri.</p>
<p><strong>1. Adım: Dikkat Edin &#8211; Ama Endişelenmeyin</strong><br />
Endişe sizi nadiren hayatta bir yerlere getirir. Zamanınızı, diğerlerinin sizin hakkınızda düşündüklerinden dolayı, hüzünlenerek veya endişe duyarak geçirmeyin. Duygularınızın buradaki sorunu gölgelemesine izin vermemeye çalışın ve diğer insanların “zihnini okumaya” çalışarak zaman geçirmeyin.</p>
<p>Genelde kendinize yönelik en kötü eleştirileri yine kendiniz yaparsınız ve açıkçası, çoğu insanın zihni sizin nasıl giyindiğinizle veya başka bir şeyle ilgilenemeyecek kadar meşguldür.</p>
<p><strong>2. Adım: Onların Düşünceleri Önemli mi?</strong><br />
Sıradan insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü önemsemeye son verin. Eğer parkta yürürken şarkı söylemeyi seviyorsanız ve oradan geçen bir kişi size garip garip bakıyorsa&#8230; Bu gerçekten de hiç önemli değil. Ne de olsa düşünceleri sizi hiçbir şekilde etkilemeyecek.</p>
<p>Aynı şey diğer tüm durumlar için de geçerlidir. Örneğin, aşırı kilolu insanların forma girmeye çalıştıklarında genelde karşılaştıkları problem, bir jimnastik salonuna gidecekleri ya da bir egzersiz grubuna katılacakları zaman diğer insanların kendileri hakkında düşüneceklerinden dolayı endişelenmektir. Hedeflerinizin peşinden gitmek için kendinizden emin olana kadar, &#8220;düşünceleri beni incitebilir mi? ya da &#8220;fikirleri önemli mi?&#8221; diye sorun kendinize.</p>
<p><strong>3. Adım: Tepkilerden Yararlanın</strong><br />
Patronunuz gibi, hayatınızdaki önemli bir figürden olumsuz bir tepki alırsanız, bunu önemseyin. Eğer patronunuz düzenli masa konusunda aşırı titizse ve siz bu durumu çok önemsemiyorsanız, davranışlarınızı onunkine uydurun, özellikle de masanızı her görüşünde kaşlarını çatıyorsa.</p>
<p>Diğer insanların düşündüklerini tahmin etmeye çalışmayın. Gerçekten kanıtınız olduğundan emin olun. Kanıt yokluğunda ise en iyiyi tahmin etmeye çalışın. Örneğin, birisi size oldukça kaba bir e-posta gönderdiğinde, o kişinin çok acelesi olduğunu düşünün. Sizden hoşlanmadığını düşünerek endişelenmeyin.</p>
<p><strong>4. Adım: Hedeflerinize Öncelik Verin</strong><br />
Ailenizden ve arkadaşlarınızdan farklı hedefleriniz olabilir. Belki de siz okulda iyi bir derece yapmaya heveslisinizdir ama arkadaşlarınız sürekli onlarla partilere katılmanız ve eğlenmeniz gerektiğini düşünüyordur. Ne düşündükleri gerçekten hiç önemli değil. Hedefleriniz onların düşündüklerinden daha önemli olmalıdır.</p>
<p>Aynı şey diğer tüm durumlar için de geçerlidir. Belki, sırf ebeveynleriniz istedi diye, nefret ettiğiniz bir kariyere sahip olmuşsunuzdur. Hedefleriniz hiçbir zaman başkaları tarafından size dayatılmamalıdır.</p>
<p>Eğer belli bir hedefiniz yoksa bu, insanların düşünecekleri şeylerden endişelenmenizi gerektiren bir durum olabilir; çünkü kendi hayatınızı nasıl yaşayacağınıza dair bir planınız bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>5. Adım: Kendi Değerlerinize Değer Verin</strong><br />
Eğer diğer insanlar sizin değerlerinizle alay ederlerse, onları görmezden gelin. Belki de daha fazla kişisel gelişim kitabı okumanız gerekmektedir ama siz arkadaşlarınız bunu öğrenince size gülecekler diye endişeleniyorsunuzdur. Belki siz, patronunuz iş yerinde yokken bile en iyi performansınızı sergilemeyi istiyorsunuzdur ama sizin dışınızdaki herkes, onlar gibi tembellik yapmadığınız için sizin geri zekâlı olduğunuzu düşünür.</p>
<p>Durum ne olursa olsun, başkasının yanında sürünmeyip, sizin için önemli olan şeylere sıkıca tutunduğunuzdan emin olun. Birçok insan, söylemese de bundan çok etkilenecektir. Çünkü siz, önemli olduğunu düşündüğünüz şeylere sıkıca bağlanmışsınızdır.</p>
<p><strong>6. Adım: Unutmayın, Popüler Olmak Zorunda Değilsiniz</strong><br />
Hayat lise gibi değildir. Popüler olmamanız önemli değil. Ne de olsa herkesi memnun etmeyi başaramazsınız. Bu yüzden hiç denemeyin bile. Üstlenmek istemediğiniz sorumluluklara &#8220;hayır&#8221; deyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız, çoğunluğa aykırı gelen şeyleri yapmaya hevesli olun. Ama genel olarak, çoğu insanın sizin hakkınızdaki düşüncelerinin gerçek bir etkisinin olma ihtimali yoktur. Ayrıca, doğal davranıyorsanız ve insanlar sizi sevmiyorsa, gerçekten her şeye rağmen onların en iyi dostlarınız olmalarını ister misiniz?</p>
<p><em>Kendinizi diğer insanların düşüncelerinden dolayı endişelenirken bulur musunuz?<em> </em>Bu endişelerle nasıl baş edersiniz?<em> </em>Diğer insanların sizin hakkınızda ne düşündüklerine dikkat etmenin uygun olduğu zamanlar var mıdır? Yorum yapmaktan çekinmeyin.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/diger-insanlarin-sizin-hakkinizda-ne-dusundugunu-onemsemeli-misiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş yerinde mutlu ve verimli olmanın 25 yolu</title>
		<link>http://www.probilgi.com/is-yerinde-mutlu-ve-verimli-olmanin-25-yolu.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/is-yerinde-mutlu-ve-verimli-olmanin-25-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 11:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[işte mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[işyeri sevme]]></category>
		<category><![CDATA[işyerinde mutlu olma]]></category>
		<category><![CDATA[işyerinde verim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1379</guid>
		<description><![CDATA[İş yerinde monotonluk mu hissediyorsunuz? İş yerinde; daha mutlu, tatmin olmuş ve işine odaklanmış olmak istemez misiniz? Peki, ya daha üretken ve her günün sonunda daha çok şeyi başardığını hissetmek? ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="İşyerinde mutlu ve verimli olmak için" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/02/isyerinde-mutlu-ve-verimli-olmak.jpg" alt="" width="239" height="227" />İş yerinde monotonluk mu hissediyorsunuz? İş yerinde; daha mutlu, tatmin olmuş ve işine odaklanmış olmak istemez misiniz? Peki, ya daha üretken ve her günün sonunda daha çok şeyi başardığını hissetmek? Tabii ki istersiniz. Rutinlerinizi ve alışkanlıklarınızı yenilemenizin yolu sadece istekli ve kararlı olmaktan geçiyor. Bu adımları takip edin. Göreceksiniz ki iş hayatınız düzelmeye ve yoluna girmeye başlayacak. Ayrıca bu düzelme hayatınızın geri kalan kısmını da olumlu etkileyecek.</p>
<p><strong>1. Planlama.</strong> Haftalık ve günlük rutin iş planınızı tespit edin. Bu haftanızın her zaman daha verimli geçmesini sağlar. Güne her zaman bu planlamayı yapmak için 15 dakika erken başlayın. Gün içinde yapmanız gereken en önemli şeyleri 1 ila 3 arasında sıralayın. Daha da önemlisi belirlediğiniz hedeflere ulaşın! Amacınıza ulaşmak için azminizden yararlanın! (Bunları yapmak hayatınızı canlandırır ve geleceğinize odaklanmak bu zorlukları atlatmanıza yardımcı olur.</p>
<p><strong>2. Güç Sorusu.</strong> Masanızın üzerinde odaklanmanıza yardımcı olması açısından şöyle sorular bulundurun: “Şu an zamanımı verimli olarak kullanıyor muyum?” veya “Zamanımı en üretken şekilde geçirmek için mi harcıyorum?” gibi.</p>
<p><strong>3. Görev Listenizi Asla Bitiremeyeceğinizi Kabul Edin</strong>. Bu durum mükemmeliyetçi ve fazla azimli insanlar için boşa kürek çekmek gibi can sıkıcıdır. İzlediğiniz planı bırakın. Öncelikle en önemli işiniz üzerinde çalıştığınızdan emin olun. Önceliklerinize odaklanın ve gerisini boş verin.</p>
<p><strong>4. Bilgisayarınızı Kapatın.</strong> “Ne! Ama her şeyi bilgisayarımla yapıyorum.” diye tepki verdiğinizi duyar gibiyim. Peki gerçekten öyle mi? Peki bu işlerin ne kadarını bilgisayar üzerinden yapıyorsunuz? Bilgisayarınızı her gün yalnızca bu işleri yaparken açık tutmayı planlayın. Yaptığınız her bilgisayar işi için detaylı planlar yapın ve buna konsantre olabilmek için bir kontrol listesi oluşturun. Gözlerinizi ekrandan ayırıp dinlendirmeniz yaratıcılığınız için size daha fazla enerji sağlar. Bir e-postaya yazacağınız cevabı düşünürken gözlerinizi kapatmanız dahi size yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>5. İlk Olarak E-postalarınızı Kontrol Etmeyin.</strong> Eğer işiniz için çok gerekli değilse, günün en öncelikli görevini bitirmeden e-postalarınızı kontrol etmeyin. Ara ara e-postalarınızı günde iki veya üç defa toplu olarak kontrol edin.</p>
<p><strong>6. Molalar Verin.</strong> Mola vermek üretkenliğinizi arttıracaktır. Bu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Gerekirse sabah ve öğleden sonra size ara vermenizi hatırlatacak birini bulun.</p>
<p><strong>7. İşle Ev Arası Yolda Geçen Zamanınızı Değerlendirin.</strong> Yolda geçen zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu zamanı olumlu hâle getirin. Okuyarak, yazarak, yaratıcı düşünceyle, sesli kitaplar dinleyerek, eğlenerek veya kendi kitabınızı yazarak geçirin. Yolda geçirdiğiniz zamandan zevk alıyorsanız bu sizin iş yerindeki ruh hâlinize de olumlu olarak yansır.</p>
<p><strong>8. Önemsiz İşleri Bir Kenara Atın.</strong> Önemsiz işleri, yapılacak işler listenizden silin veya başkasına devredin. Bunu yapmanın yolu her zaman en önemli işlerinizi önce yapmaktır. Sonra bu önemsiz işlerin azaldığını fark edersiniz.</p>
<p><strong>9. Geçişler.</strong> Faaliyetler ve randevular arasında yeteri kadar zaman planladığınızdan emin olun ve geç kalmamak için önlemler alın.</p>
<p><strong>10. Mutlu Görünmeye, Mizahi Tavırlara Sahip Olmaya, Minnettar Görünmeye ve Nazik Olmaya Çalışın.</strong> İş yerinde üretken ve rekabetçi olmanız demek her zaman ciddi olmanız gerektiği anlamına gelmez. Gülümsemeniz sıkı çalışmadığınız anlamına gelmez. Hevesli olmanız rekabetçi olmadığınız anlamına gelmez. Olumlu görünmeniz size meydan okuyanlara cevap veremeyeceğiniz anlamına gelmez. İşte geçirdiğiniz zamanı eğlenceli hâle getirin. Sizin gibi olan diğerlerini bulun ve neşenizi etrafınıza yayın. Bu pozitif tavırlar bulaşıcıdır ve gittikçe büyür. Dedikodu yapmaktan ve olumsuz sohbetlerden kaçının. Dedikodu yapmak baştan çıkarıcı olabilir ancak siz de dâhil kimseye yararı yoktur.</p>
<p><strong>11. Tavırları Olumsuz Olan İş Arkadaşlarınıza Sevecenlikle Yaklaşın.</strong> Negatif insanlar bir nedenden dolayı böyle olabilirler. Farkında olmadığınız zorluklar yaşıyor olabilirler. Sevecen olmaya çalışın ve onları yargılamayın . Eğer yöneticiyseniz elbette ki çalışanlarınız bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır ama bu, negatif davranışları olduğu için onlardan hoşlanmamanız gerektiği anlamına gelmez. Olumsuz davranışları olan bir insanla karşı karşıya geldiğinizde iki seçeneğiniz vardır ya bu insanlardan negatif olarak etkilenirsiniz ya da etkileyen taraf siz olursunuz. Bu bir karardır. Pozitif kalmayı tercih edin. Mesela; içinizden veya sesli olarak &#8220;Bak Ayşe Hanım geliyor Negatifliğiyle yine bütün enerjimi alıp götürecek!” demek yerine “Zavallı Ayşe hanım, kim bilir yine nelerle uğraşıyor, huzurlu olmasını dilerim, Bütün negatifliğine rağmen sıkıntısını biraz hafifletebilirim” diyebilirsiniz.</p>
<p><strong>12. Kendinizi Sakinleştirin, Özellikle de Zor Günlerde.</strong> Aceleci davranmayın. Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmayın, yavaşça ilerleyin. Eğer gerçekten sakin bir gün geçiriyorsanız o gün işten kaytarıp kendinize vakit bile ayırabilirsiniz.</p>
<p><strong>13. Her Şeyi Rahat Karşılayın.</strong> Teslim tarihleri, zor patronlar, kaba müşteriler ve yavaş bilgisayarlarla uğraşıyor olabilirsiniz. Bunları çok büyük meseleler hâline getirmeyin. Dünyanın yükü altında ezilmeyin. Onların hep orada olacağını kabul edin ve ilerlemeye devam edin.</p>
<p><strong>14. İş Arkadaşlarıyla Anlaşmazlıklar.</strong> Amacınız ilerleme kaydetmek olsun. Birisiyle tartışırken haklı olmaya ya da tartışmayı kazanmaya çalışmayın. Çünkü bu sizi yavaşlatır. Kendi kendinize “bu tartışmayı ne çözebilir?” diye sorun ve buna odaklanın.</p>
<p><strong>15. Boş Vakitlerinizi Değerlendirin.</strong> Başka şeyler yapmaya çalışın. Eğer her zaman gezilere katılıyorsanız, daha yerel geziler yapmaya çalışın ve gerçekten dinlendiğinizden emin olun. Ya da her zaman yaşadığınız yere yakın yerleri geziyorsanız, yeni yerler görmeye çalışın. Çeşitlilik mutluluğun kaynaklarından biridir.</p>
<p><strong>16. Her Şey İçin Sızlanmayın.</strong> Klişe ama doğru, Bu aynen yalancı çoban hikâyesine benzer, Her konuda sızlanırsanız gerçekten zor bir şeyle karşılaştığınızda yardım isteyecek yüzünüz kalmaz. İnsanlardaki kredinizi zor işler için saklayın.</p>
<p><strong>17. Başarılarınızı İnsanlarla Paylaşın.</strong> Bu sürekli yaptığınız işle böbürlenmek değildir, yaptığınız zor işin karşılığını hak ettiğiniz anlamına gelir. Nasıl olsa doğru insanlar neler başardığınızı biliyor diye düşünmeyin. Konuşun ve belli kişilerin, sizin şirketin başarısına olan katkınızdan haberdar olmasını sağlayın.</p>
<p><strong>18. Yardım İsteyin.</strong> İş arkadaşlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin. Şirketinizin size ne yapmanız gerektiğini söylemesini beklemeyin. Yaptığınız işten daha iyi sonuçları nasıl alabileceğiniz konusunda yaratıcı düşünerek fikirler üretmeye çalışın.</p>
<p><strong>19. Zorluklarla Korkmadan Yüzleşin.</strong> Eğer yapmanız gereken zor bir iş varsa bununla korkmadan yüzleşin. İşi ertelemeyin ve günün önceliklisi hâline getirin. Buz gibi bir havuza atlamak gibi; üçe kadar sayın ve atlayın!</p>
<p><strong>20. Zaman İsteyin.</strong> Sizi şaşırtan ve hemen cevap veremeyeceğiniz bir soruyla karşılaştığınızda, hemen cevap vermek zorunda hissetmeyin. Cevap vermeden önce biraz zaman isteyin (Eğer hemen yapmak zorunda değilseniz). Şöyle basit bir cevap verebilirsiniz: &#8220;Size daha sonra döner, cevap veririm&#8221;. Bu sizi pişman olacağınız bir cevap vermekten kurtaracaktır.</p>
<p><strong>21. Kötü Alışkanlıklardan Kurtulmak.</strong> Bir günlüğüne kendinizi gözlemleyin. Hangi konularda zorluk yaşıyorsunuz? İnsanlarla mı? Belli insanlarla mı? Belli durumlarda mı? Sakin bir zamanınızda bir kenara not alın ve düzeltmek istediğiniz konular üzerinde düşünün. Bir tür hatırlatma sistemi hazırlayıp monitörünüzün bir köşesine sarı not kâğıtlarından yapıştırabilirsiniz.</p>
<p><strong>22. Eleştirilerden Ders Alın.</strong> Sevmediğiniz veya saygı duymadığınız insanlar bile olsa eleştirileri hemen reddetmeyin. Bazen sevmediğiniz insanlar sizinle ilgili çok daha dürüst değerlendirmelerde bulunabilir. Eleştirileri kişisel olarak algılamayın. Hem kişisel olsa bile kimin umurunda ki. Dinleyin, düşünün ve nasıl bir olumlu davranışta bulunacağınıza karar verin.</p>
<p><strong>23. Uyum Sağlayın.</strong> Uyum sağlama yeteneği tüm canlıların hayatta kalmasını sağlayan birinci önceliktir. Uyum sağlayamayanlar yok olurlar. İş dünyasında ise bu önerme şirketler, gruplar ve bireyler için geçerlidir. Değişime açık olun. Değişim için kendinize şans tanıyın. Tecrübeniz size yol gösterirken yeniliklere de uyum sağlayın ve bu sayede başarıya ulaşın.</p>
<p><strong>24. Öğrenmek ve Geliştirmek.</strong> Her zaman yeni şeyler öğrenmek ve yeteneklerinizi geliştirmek için karşınıza çıkacak fırsatlara açık olun. Kaliteli seminerler ve eğitimler arayın. İş yerinizden bu tip seminer ve etkinlikler için izin isteyin hatta ücretinin iş yerinden karşılanıp karşılanmayacağını sorun. Eğer şirketiniz eğitim ücretini karşılayacaksa bu fırsatı değerlendirin! Yerel kütüphaneden, iş yerinizin kütüphanesinden ve hatta patronunuzdan kitap ödünç alın. Yerel kütüphanenizden motive edici sesli kitaplar (kasetler) ödünç alın. Hevesinizi yenilemek için sürekli yeni bir şeyler öğrenin.</p>
<p><strong>25. Yaratıcı Düşünmek.</strong> İşiniz sıkıcı mı? Öyleyse, bunu değiştirmek için biraz sorumluluk alın. İşinizi nasıl daha yaratıcı, çeşitli veya zevkli hale getirebilirsiniz? Daha önce başka birisinin yapmadığı neyi yapabilirsiniz? İşle alakalı şevkinizi nasıl arttırabilirsiniz? Daha önce yaptıklarınıza da devam edebilecek yeni bir yol nasıl bulunabilir? İş, para ve zaman kazanmak için hangi süreçleri değiştirebilirsiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/is-yerinde-mutlu-ve-verimli-olmanin-25-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google Chrome kullanmak için 8 neden</title>
		<link>http://www.probilgi.com/google-chrome-kullanmak-icin-8-neden.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/google-chrome-kullanmak-icin-8-neden.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 07:38:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[browser]]></category>
		<category><![CDATA[firefox]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[google chrome]]></category>
		<category><![CDATA[internet explorer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1375</guid>
		<description><![CDATA[Google'ın internet tarayıcısı Google Chrome, piyasaya sunulduğundan bu yana sürekli olarak pazardaki payını büyütüyor. Ve bunu hak ediyor da. Chrome, açık ara farkla, kullandığım en iyi tarayıcı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Google Chrome kullanmak için 8 neden" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/02/google_chrome_kullanmak_icin_nedenler.jpg" alt="" width="210" height="210" />Google&#8217;ın internet tarayıcısı Google Chrome, piyasaya sunulduğundan bu yana sürekli olarak pazardaki payını büyütüyor. Ve bunu hak ediyor da. Chrome, açık ara farkla, kullandığım en iyi tarayıcı (ve çok sayıda tarayıcı kullandım). Google Chrome&#8217;u ana tarayıcım haline getirdikten sonra verimliliğimin arttığını düşünüyorum.</p>
<p>Bu yazıda, (eğer hala kullanmıyorsanız) sizi Chrome kullanmaya ikna etmek için 8 neden vereceğim. Evet, hiçbir şey kusursuz değildir ve burada da bazı uyarılar olacak ama artıları eksilerini kesinlikle gölgede bırakır. Bu yüzden size Chrome kullanmanızı tavsiye ediyorum.</p>
<p><strong>• Çok Hızlı</strong><br />
Evet, öyle. Ne kadar hızlı olduğunu Chrome simgesine tıklar tıklamaz fark edeceksiniz. Süratle, tüm tarayıcılardan çok daha hızlı bir biçimde açılır. Kullanmaya başladığınızda, internet sayfalarının yüklenme süresinin de daha kısa sürdüğünü göreceksiniz.</p>
<p>Chrome, Webkit (web sayfası görüntüleme motoru) baz alınarak hazırlanmıştır. Chrome ekibi yakın zamanda, tarayıcıyı çok hızlı yapan etkenlerden bahsetti. Kulağa inandırıcı geliyor ve her kullanışımda bu gerçeği görüyorum.</p>
<p><strong>• En Güvenilir Tarayıcı</strong><br />
Google Chrome&#8217;un güvenlik sisteminde açıklar bulunmadı değil ama IE (internet explorer) ve Firefox gibi benzerlerinden daha güvenli olduğu kabul edilmektedir. Aslında Chrome, güvenlik uzmanlarının tarayıcılardaki hataları aradıkları, Pwn20wn sınavını geçen tek tarayıcıdır.</p>
<p><strong>• Kolay Arama</strong><br />
Chrome&#8217;daki adres çubuğu aynı zamanda Google arama çubuğu görevini yapmaktadır. Bu yüzden, sadece arama kriterlerinizi buraya yazıp arama tuşuna basabilirsiniz. Hızlıca, ilgili Google sonuçları size sunulacaktır. Arama yapmak için önce Google&#8217;ın sayfasına gitmek zorunda kalmazsınız. Bu da size zaman kazandırır.</p>
<p><strong>• Ekranda Daha Fazla Boş Alan</strong><br />
Chrome&#8217;un en iyi özelliklerinden birisi de sadeliğidir. Tarayıcı seçenekleri sağ uca saklanmıştır ve bu size tarayıcıda daha büyük bir boşluk sağlayarak, ekranda daha fazla boş alan olmasına olanak sağlar.</p>
<p>Bu özellik, uzun internet sayfalarına bakarken ve sık sık sayfayı aşağı kaydırmak zorundayken çok işe yarar. Aynı zamanda, benim gibi blog yazanlara, daha iyi ekran görüntüleri almaları için yardımcı olur.</p>
<p><strong>• Hızlı Gizli Pencere Açma Modu</strong><br />
Chrome&#8217;daki gizli pencere modu, üst düzey bir özelliktir. Kişisel tarayıcı modu daha sonradan Firefox ve başka tarayıcılar tarafından da uygulanmıştır ama Chrome&#8217;un gizli pencere modu tartışmasız en iyisi. Ben özellikle, Ctrl+Shift+n kısa yolu ile gizli moda hızlıca geçilebilmesinden hoşlandım. Kişisel tarayıcı modu kullanımının bariz nedenleri dışında, Chrome&#8217;daki gizli pencere modunun farklı birkaç kullanımı da mevcut. Örneğin, bu özelliği kullanarak bir seferde iki Gmail hesabına giriş yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>• Önceden Tanımlanmış Yer İmlerini Senkronize Etme Seçeneği</strong><br />
Chrome&#8217;da, sağ üst köşedeki anahtar simgesine tıklayarak ulaşabileceğiniz, &#8220;Synchronize my bookmarks&#8221; (türkçe tarayıcılarda &#8216;şurada oturum aç: Chrome&#8230;&#8217; olarak yer almaktadır) özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği, Google hesap bilgilerinizi herhangi bir Chrome&#8217;la senkronize etmek için kullanabilirsiniz. Bu sayede Chrome&#8217;u farklı bir bilgisayarda kullanırken yer imlerinize ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>• Eklenti Kurulumu Sonrası Yeniden Başlatma Gerektirmez</strong><br />
Evet, Firefox&#8217;un tersine Chrome, uzantı kurulumu ya da eski uzantının kaldırılması sonrasında yeniden başlatma gerektirmez. Sürekli eklenti kurup kaldıran biri olarak söyleyebilirim ki, bu özellik çok zaman kazandırıyor ve bir engeli önünüzden kaldırıyor.</p>
<p><strong>• Google Ürünü!</strong><br />
Evet, Google&#8217;ı seviyorum. Onlar kaliteli ürünleri ile tanınıyorlar ve bu nedenle diyebilirim ki Chrome&#8217;u bekleyen daha iyi günler var. Şimdi, bazıları bunun tek bir firmaya aşırı güç vermek olduğunu söyleyip tartışacaklardır ama çoğumuzun Google&#8217;a ve onun servislerine oldukça bağlı olduğunu göz önüne alırsak, Google&#8217;ın tarayıcısını da kullanmanın bir zararı olmaz.</p>
<p><em>Hepsi bu kadardı. Eğer Chrome&#8217;u varsayılan tarayıcınız olarak kullanıyorsanız, deneyimlerinizi ve Chrome&#8217;a geçme nedenlerinizi öğrenmekten memnuniyet duyarım. Yorumlarınızda görelim onları.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/google-chrome-kullanmak-icin-8-neden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daha iyi bir dinleyici olmak için etkili 7 yöntem</title>
		<link>http://www.probilgi.com/daha-iyi-bir-dinleyici-olmak-icin-etkili-7-yontem.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/daha-iyi-bir-dinleyici-olmak-icin-etkili-7-yontem.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 07:56:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[daha iyi dinleyici]]></category>
		<category><![CDATA[dinlemek]]></category>
		<category><![CDATA[dinleyici olmak]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1369</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar konuşurken dinler misiniz onları? Konuşulanların ne kadarını gerçekten anlıyorsunuz? İyi bir dinleyici olmak için bu  yöntemleri uygulamalısınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Daha iyi bir dinleyici olmak için" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/02/iyi-bir-dinleyici-olmak.jpg" alt="" width="232" height="186" />İnsanlar konuşurken dinler misiniz onları? Konuşulanların ne kadarını gerçekten anlıyorsunuz?</p>
<p>Kısa bir süre önce, iletişim esnasında konuşulanlara odaklanmayan birisi ile görüşüyordum. İletişim kurduğumuz tüm süre boyunca durmadan başı ile onaylayıp &#8220;evet&#8221; dese de, ardından yaptığı yorumlar kendini tümüyle vererek dinlemediğini ortaya koyuyordu.</p>
<p>Mesela, ben A konusu hakkında konuşurken dikkat çektiğim bir nokta vardı ama o sürekli ben B konusundan bahsediyormuşum gibi karşılıklar verdi.</p>
<p>Bu bana çok garip geldi, bu yüzden ağır ve daha vurgulayıcı bir biçimde söylediklerimi tekrarladım. Ama aynı şey tekrar oldu &#8211; ben konuşurken başı ile beni onayladı ve &#8220;Evet&#8221; dedi, verdiği karşılık ise onun, anlatmaya çalıştığım meselenin özünü anlamadığı hissini verdi bana.</p>
<p>O sırada, tamamen şaşkına döndüm. Onunla birkaç kez daha sohbet ettikten sonra anladım ki, bu ikimizin sürekli yaşadığı bir şey. Genellikle beni onayladı ve dinliyormuş gibi gözükmeye çalıştı ama yorumları çoğu zaman konuyla alakasızdı. Dinlediğine ilişkin işaretler varmış gibi görünse de, asla gerçek anlamda dinlemiyordu.</p>
<p>Dinlemek önemli bir yetenektir &#8211; bir insanın farkında olduğundan daha önemlidir. Dinlemek sürekli kullandığımız bir araçtır &#8211; çalışırken yöneticilerimizle ve iş arkadaşlarımızla, sunumlarda, dostluklarda, sosyal ortamlarda ve ailemizle sürekli iletişim kurar, dinleme özelliğimizi kullanırız. İster inanın ister inanmayın ama dinleme yeteneğini televizyon izlerken bile kullanırız.</p>
<p>Dinlemek, özellikle benim mesleğimde çok önemlidir. Müşterilerime rehberlik yaparken, onların içsel sorunlarını (bunları gizleyebilirler de) dinlemem ve anlamam önemlidir. Bu yüzden onları yönlendirmek için, rehberliğe uygun sorular sorarım onlara. Blogumda okuyucularla iletişim kurarken yazıların satır aralarını okumaya ve onların esas söylemeye çalıştıkları şeyi &#8220;dinlemeye&#8221; önem veririm. Çünkü tek başlarına kelimeler, anlatmaya çalışılan meseleyi iletemeyebilirler.</p>
<p>İyi bir dinleyici olmak için sadece konuşan kişinin söylediğini duymanın yeterli olmadığını öğrendim. İyi bir dinleyici olmak; bunu bilinçli olarak istemeyi, dürüstlüğü ve uygulama yapmayı gerektirmektedir. Bu yazıda, &#8220;Nasıl daha iyi bir dinleyici olunur?&#8221; sorusuna ilişkin 7 kişisel tavsiyemi sizlerle paylaşacağım.</p>
<p><strong>1. Dikkat Dağıtıcı Tüm Unsurları Ortadan Kaldırın</strong><br />
Günümüzde ve bu yüzyılda sınırları zorlama sınavımızda, internete göz atmaktan e-posta kontrol etmeye, cevaplamaya, çalışmaya, telefonda konuşmaya, cep telefonlarımızla zaman geçirmeye ve defterlerimize bir şeyler yazmaya kadar pek çok görevimiz var. Bu yüzden insanlar bizimle konuşmayı istediklerinde, tüm dikkatimizi onlara vermeyip onları, o anda yapılmakta olan işler listesine eklememiz çok doğal.</p>
<p>Dürüst olmak gerekirse, özellikle kısa ve sıradan konuşmalarda bunu bizzat yaptığımı söylemeliyim. İki işi aynı anda yapabilecek durumdaysanız bunda bir sorun yok bana göre. Buna rağmen, eğer bir kişi size önemli bir şey söylemeye çalışıyorsa ya da sizinle kişisel bir şey paylaşmak istiyorsa, ideal olarak, yaptığınız işi bırakmalı ve tüm dikkatinizi o kişiye vermelisiniz. Ben böyle bir durumda bilgisayarımın ekranını kapatırım (dolayısıyla dikkat dağıtan unsurları saf dışı bırakırım), kişiye dönerim ve tüm dikkatimi ona veririm. Bu şekilde davranmak o kişiye saygı duyulduğunun göstergesidir.</p>
<p><strong>2. Konuşmaya Odaklanın</strong><br />
Diğer insanların yanındayken dikkatli olur musunuz? Yoksa kendi düşüncelerinizde mi kaybolursunuz?<br />
Giriş bölümünde verdiğim örnekte, arkadaşımın konuşmaya odaklanmadığı aşikârdı. Her ne kadar söylediklerimi algıladığını gösterecek şekilde başını sallasa da, zihni kendi düşüncelerinin içinde kaybolmuştu. Bu yüzden, konuşma sırası ona geldiğinde, yaptığı yorumlar konuşulan şeyle alakasız oluyordu.</p>
<p>İyi bir dinleyici olmak için konuşmaya odaklanmalısınız. Konuşmaya odaklanmak demek, (a) fiziksel ve (b) zihinsel olarak dalgın olmamak demektir. 1 numaralı yöntemde dikkat dağıtıcı unsurları ortadan kaldırmaktan bahsetmiştim. Sonraki adım ise zihninizi diğer düşüncelerden arındırmak ve karşınızdaki kişinin konuşmasına odaklanmaktır. Bu şu anlama geliyor; iş arkadaşınızla yaptığınız bir tartışmayı, henüz bitiremediğiniz bir işi ya da yemeği nerede yiyeceğinizi düşünmeyi bırakıp o anda konuşulanlara dikkat etmelisiniz.</p>
<p>Bir kişi konuşmaya daha fazla nasıl odaklanır? Ben bunu nihai bir hedef yerine devam eden bir süreç olarak görüyorum. 15 dakikalık zihin boşatma egzersizi beni asla başarısızlığa uğratmayan bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde zihnimi hemen arındırırım. Meditasyon, konuşmaya odaklanmak için yapabileceğiniz işlevsel alışkanlıkların bir diğeridir. Geçmişi ya da geleceği düşünmek yerine şimdide olurum ben. Nitekim bu yaşadığımız zamandır.</p>
<p><strong>3. Karşınızdakinin Konuşmasını Bitirmesini Bekleyin (Başlangıçta)</strong><br />
Yorumlarınızla konuşmayı kesmeden önce karşınızdaki kişinin söylemek istediğini bitirmesine izin vermek iyi bir görgü kuralıdır. Biliyorum bazen kişinin ne demek istediğini tam olarak anlıyor ve kendi düşüncelerinizi paylaşmak için sabırsızlanıyorsunuz ama en azından konuşmanın başında bu isteği biraz bastırın. Çünkü kişi başka şeyler de paylaşmak istiyor olabilir ve siz konuştuğunuz için bunu yapamıyordur.</p>
<p>Oturup beklediğimde insanların çoğu zaman yeni şeyler söylediklerini keşfettim. Eğer araya girseydim veya lafa karışsaydım bunları asla öğrenemezdim. Kişinin söylemek istediğini anladığımda ve onu tanıdığımda, bir yandan kişinin ihtiyaçlarının bilincinde olurken ve söylemek istediği bir şey varsa anlatmasına izin verirken, araya girme konusunda da daha esnek olurum.</p>
<p><img class="wp-image-1373 aligncenter" title="iyi bir dinleyici olmak için" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/02/iyi-bir-dinleyici-olmak-icin.jpg" alt="iyi bir dinleyici olmak için" width="512" height="341" /></p>
<p><strong>4. Tahmin Yürütmeyin</strong><br />
Dinlemenin önemli bir parçası da tahmin yürütmemektir. Tahminde bulunduğunuz zaman, ihtimallerle hareket eder, otomatik olarak kişinin söylediklerini dikkatle dinlememiş olursunuz. Bu da anlamlı bir iletişim kurmanızı hemen hemen imkânsızlaştırır. Kişi A derken siz, sonuç olarak sadece B’yi duyarsınız. Çünkü her şeyden önce zihniniz yeni bir bilgi almaya açık değildir.</p>
<p>Konu iletişim olduğunda, ayaklarınızı yere sağlam basın ve hiçbir şey bilmediğinizi varsayın. Bu bağlamda sorular sizin en iyi arkadaşlarınızdır (7 numaralı yönteme bakın).</p>
<p><strong>5. Sözcüklerin Ardına Bakın</strong><br />
Bir konuşmada yer alan sözcükler her zaman kişinin esas niyetini temsil etmez. İyi bir dinleyici olmak bunun bilincinde olmayı gerektirir. Çoğu zaman söylemeye çalıştığımız şey konusunda tamamen açık olmayız. Aslına bakarsanız konuşmak, düşüncelerimizi işleme yöntemimizdir.</p>
<p>Bu nedenle, sadece sarf edilen sözcüklere çok fazla güvenmeyin. Bunun yerine sözcüklerin ardına bakın, kişinin yüzündeki ifadeye, sesindeki tona, vücut diline, seçtiği sözcüklere ya da buna benzer şeylere dikkat edin. Kişi ne demeye çalışıyor? Sizce o ne hissediyor? Kullandığı kelimelerin anlattığının dışında neler hissediyor? Bunları, size söyledikleri ile birleştirin ve mevcut durum hakkında daha fazla bilgi sahibi olun.</p>
<p><strong>6. Kişinin Söylediklerini Anladığınızdan Emin Olmak İçin Konuyu Netleştirin</strong><br />
Konuşmanın her aşamasında, olayı doğru anladığınızdan emin olun. Bunu, söyleneni kendi kelimeleriniz ile anladığınız şekilde ifade ederek kolayca yapabilirsiniz. Bazen anladıklarımızın dışında başka şeyler olur konuşmada ama biz ondan sadece bir şey anlarız ve emin olmayıp tahminde bulunuruz. Ancak bu hiç de hoş bir davranış değildir.</p>
<p>Ben her gerektiğinde, &#8220;Evet, yani söylemek istediğin &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;., değil mi?&#8221; gibi netleştirici birkaç ifade kullanırım. Karşı taraf da basit bir biçimde &#8220;Evet&#8221; ya da &#8220;Hayır&#8221; der. Bu, yeni bilgiler paylaşılmadan önce herkesin hemfikir olmasını sağlar.</p>
<p><strong>7. Soru Sorun</strong><br />
Sorular her konuşmada önemli bir rol oynar. Her şeyden önce, kişinin paylaşmadığı (kişi, konuyu zaten bildiğinizi ya da bunun konuyla ilgisiz olduğunu düşündüğü için yapıyor olabilir bunu), sadece soru sorarak açığa çıkarabileceğiniz konular vardır. İkinci olarak, sorular yeterli olmadığınız belirli bir alanda daha fazla bilgi sahibi olmanıza imkân tanır. Böylece kişinin söylemeye çalıştığı şeyin özünü daha iyi kavrarsınız.</p>
<p>Benim iletişim anlayışım pek çok soru barındırır. Özellikle konuşmanın başlangıcında bu soruları kullanırım. Çünkü bunu, &#8220;anlayış&#8221; ya da &#8220;bilgi toplama&#8221; aşaması olarak görüyorum. Başlangıçta aşırı bir paylaşımda bulunmaktansa kişiyi anlamayı ve onun kim olduğuna ilişkin bilgiler edinmeyi tercih ederim. Bundan sonra kendi görüşlerimi paylaşırım. Bu, benim başkaları ile kurduğum iletişimde çok işime yaradı. Bu sayede insanlar hızlı bir biçimde doğal kişiliklerini sergilemeye ve anlatmak istedikleri şey hakkında daha açık olmaya başladılar. Bu sayede insanlarla kolayca bağlantılar kurdum ve anlamlı ilişkiler geliştirdim. Nihayetinde hepimizin arzusu da budur.</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/daha-iyi-bir-dinleyici-olmak-icin-etkili-7-yontem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız kokusunu gizleyen 8 yiyecek</title>
		<link>http://www.probilgi.com/agiz-kokusunu-gizleyen-8-yiyecek.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/agiz-kokusunu-gizleyen-8-yiyecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 07:46:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusuna bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusundan kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunu gidermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1365</guid>
		<description><![CDATA[Kötü bir ağız kokusuna sahip olup bunun hakkında hiçbir şey bilmemekten daha kötüsü yoktur. Ağız kokusunu gidermek için en etkili ve doğal yöntemleri sizler için hazırladık.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Ağız kokusunu gidermek için yiyecekler" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/02/agiz-kokusunu-gidermek.jpg" alt="" width="210" height="202" />Kötü bir ağız kokusuna sahip olup bunun hakkında hiçbir şey bilmemekten daha kötüsü yoktur.</p>
<p>Ağız kokusuna neden olan belirli yiyecekler vardır. Çoğu insan, bir buluşmadan veya işten önce köri, sarımsak, soğan ya da kahve tüketmenin (konu sosyal görgü kuralları olduğunda) ölüm öpücüğü olabileceğinin farkındadır.</p>
<p>Sakız çiğnemeyi deneyebilirsiniz fakat sakızı çok uzun bir süre çiğnemeniz gerekir çünkü yemeğin sebep olduğu ağız kokusu, yemek vücudunuzdan atılana kadar (bu süreç 24 saat sürebilir) giderilemez. Bu ağız kokusundan uzun süre kurtulamazsınız. Elbette, bu sorunu hangi yiyeceklerin gizleyebileceğini bilmiyorsanız bunlar başınıza gelir.</p>
<p><strong>1. Maydanoz</strong><br />
Bu size her şeyden çok bir örtme olarak görünebilir ama bol sarımsaklı bir yemek yedikten sonra maydanozun işe yaradığını görünce onu yemeğin sonunda damak tadınızı da iyileştirmek için çiğnemek isteyebilirsiniz. Eğer fesleğeniniz ya da bir parça biberiyeniz varsa bunları çiğnemek de yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>2. Ağız kokusunu gideren baharatlar</strong><br />
Birkaç egzotik baharat ağız kokusunu gidermeye yardımcı olmasıyla bilinir. Yanınızda kakule, kişniş ve rezene ile dolu küçük bir paket taşımayı deneyebilirsiniz. Bu baharatlar sizi ağız kokusundan kurtarır ve ağzınızda ferah bir tat bırakır.</p>
<p><strong>3. Küçük, sulu ve taneli meyveler (çilek, böğürtlen, dut, kiraz vb.)</strong><br />
Bu meyveler sağlıklı bir biçimde yaşlanmanıza yardım edecek harika antioksidanlar olmakla birlikte, nefesinizi de ferahlatabilecek meyvelerdir.</p>
<p><strong>4. Portakal</strong><br />
Portakal kahvaltı veya öğün araları için ideal olmakla birlikte, nefesinizi ferahlatma konusunda da harikadır, çünkü C Vitamini ağız kokusunu önlemeye yardımcı olur. Bu nedenle, gelecek sefer bol sarımsaklı bir yemek yediğinizde, yemeği sindirdikten birkaç saat sonra bir portakal yemeyi deneyin.</p>
<p><strong>5. Limon</strong><br />
Limon, elinize sinen sarımsak kokusunu etkisiz hale getirme konusunda çok başarılıdır. Ayrıca ağız kokusunu yok etmekte de harikalar yaratır. Eğer bir soda içecekseniz neden ağız kokunuzla baş etmesi için içine bir dilim limon atmayasınız.</p>
<p><strong>6. Elma</strong><br />
Elmayı dişleriniz için doğal bir diş fırçası olarak düşünün. Bir elmayı çiğnediğinizde içinden yoğun miktarda sıvı çıktığını görürsünüz. Bu sıvı ve yüksek lifli elma içeriği ağzınızı temizlemeye yardımcı olur.</p>
<p><strong>7. Nane</strong><br />
Eğer naneyi eklemezsek bu liste eksik kalır. Hiçbir şey nefesinizi nane kadar ferahlatamaz ve bu, naneli sakızın bu kadar popüler olmasının sebeplerinden biridir.</p>
<p><strong>8. Tarçın çubuğu</strong><br />
Tarçın çubuğu çiğnemek, hızlı bir biçimde ağız kokusuna neden olan bakterileri yok eden, esanslı yağlar bırakır ağzımızda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/agiz-kokusunu-gizleyen-8-yiyecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alzheimer (Demans) hastalığı belirtileri ve işaretleri</title>
		<link>http://www.probilgi.com/alzheimer-demans-hastaligi-belirtileri-ve-isaretleri.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/alzheimer-demans-hastaligi-belirtileri-ve-isaretleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 14:33:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alzaymır]]></category>
		<category><![CDATA[alzemir]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[isimleri unutmak]]></category>
		<category><![CDATA[sık sık unutma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1349</guid>
		<description><![CDATA[Alzheimer (Demans ) hastalığı, ilk kez Alman nörolog Alois Alzheimer tarafından tanımlanan, beyni etkileyen bir fiziksel hastalıktır. En önemli Alzheimer (Demans) belirtileri şunlardır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Alzheimer (demans) hastalığı belirtileri ve işaretleri" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/01/alzheimer-hastaligi-belirtileri-isaretleri.jpg" alt="" width="184" height="164" />Alzheimer (Demans) hastalığı ilk kez Alman nörolog Alois Alzheimer tarafından tanımlanan, beyni etkileyen bir fiziksel hastalıktır. Hastalığın seyri sırasında beyin yapısında protein &#8220;plaklar&#8221; ve &#8220;yumaklar&#8221; gelişir ve beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Alzheimer olan insanların beyninde mesaj iletimi ile ilgili olan bazı önemli kimyasalların azaldığı görülür. Alzheimer yavaş gelişen bir hastalıktır , her geçen zaman beynin bir parçasını etkiler ve şiddeti artar. Demans (Alzheimer) hastalığının en önemli belirtilerini probilgi.com olarak sizler için derledik.</p>
<p><strong>1. Hafıza kaybı</strong></p>
<p>Alzheimer&#8217;ın en çok görülen belirtisi son zamanlarda edinilen bilgilerin unutulmasıdır. Kişi çok sık unutmaya başlar ve daha sonra da bu bilgileri hatırlayamaz.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not: Seyrek olarak isimleri veya randevuları unutmak normaldir.</p>
<p><strong>2. Günlük işleri aksatma</strong></p>
<p>Kişiler genelde hergün yaptıkları işleri aksatmaya başlarlar , yemek yaparken nasıl yaptığını unutma , telefona nasıl cevap vereceğini veya bir oyunun nasıl oynandığını unutabilirler.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not : Seyrek olarak bir odaya neden geldiğini ya da ne söyleyeceğini unutma normal kabul edilir.</p>
<p><strong>3. Konuşmada problemler</strong></p>
<p>Alzheimer hastaları sıklıkla basit kelimeleri unutur veya yerine alışılmadık kelimeler koyarlar. Konuşmalarını anlamak zorlaşır, mesela dişfırçasını hatırlayamaz ve &#8220;ağzımızı fırçaladığımız şey&#8221; derler.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not : Seyrek olarak isimleri veya randevuları unutmak normaldir.</p>
<p><strong>4. Zaman ve mekan unutma</strong></p>
<p>Alzheimer hastaları kendi mahallelerinde kaybolabilir, nerede olduklarını unutabilir ve eve nasıl gideceklerini bilemeyebilirler.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not : Hangi gün olduğunu veya nereye gitmek üzere yola çıktığını unutmak normal sayılır.</p>
<p><strong>5. Karar verememe veya yanlış kararlar verme</strong></p>
<p>Alzheimer hastaları uygunsuz kıyafetler giyebilirler , sıcak bir günde kat kat giyinmek veya soğuk günde ince giymek gibi. Yanlış kararlar verirler örneğin kapıya gelen pazarlamacılardan ihtiyacı olmayan şeyleri almak gibi.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not: Zaman zaman şüpheli veya tartışmalı kararlar verme normal kabul edilir.</p>
<p><strong>6. Düşünmede zorluklar</strong></p>
<p>Alzheimer olan kişi karışık zihin işlemlerini yapmada zorluk yaşar. Mesela Rakamlar ne için kullanılır bilemezler.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not : Muhasebe hesaplarında zorlanmak normal kabul edilir.</p>
<p><strong>7. Eşyaların yerini karıştırma</strong></p>
<p>Alzheimer hastaları eşyaları yanlış yerlere koyabilirler : buzdolabında ütü , şekerlikte kol saati bulabilirsiniz.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not: Anahtarını veya cüzdanını geçici olarak kaybetmek normaldir.</p>
<p><strong>8. Anlık ruh hali değişiklikleri</strong></p>
<p>Alzheimer hastaları ani davranış değişiklikleri gösterebilirler , sakin dururken kızmak veya gülerken bir anda ağlamaya başlamak gibi.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not : Seyrek olarak da bu durumlar insanlarda görülür ve normal kabul edilir.</p>
<p><strong>9. Kişilik değişmesi</strong></p>
<p>Demans hastalığına sahip insanların kişilikleri dramatik olarak değişebilir. Son derece karışık, şüpheli, korkmuş bir hale gelebilirler.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not : Yaş ilerledikçe kişiliğin biraz değişmesi normaldir.</p>
<p><strong>10. İnsiyatif kaybı</strong></p>
<p>Alzheimer hastası olan kişi çok pasif , sürekli TV karşısında oturan, normalden fazla uyuyan ve normal aktivitelere bile katılmak istemeyen bir kişi haline gelebir.</p>
<p class="woo-sc-box info">Not : Bazen iş veya sosyal durumlardan dolayı insanlar böyle hissedebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/alzheimer-demans-hastaligi-belirtileri-ve-isaretleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanların saygısını kazanmanın 10 yolu</title>
		<link>http://www.probilgi.com/insanlarin-saygisini-kazanmanin-10-yolu.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/insanlarin-saygisini-kazanmanin-10-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 12:54:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[insanların saygısını kazanmak]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[saygı kazanma]]></category>
		<category><![CDATA[saygılı olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1343</guid>
		<description><![CDATA[İnsanların saygısını kazanmak sadece istemekle olmaz. Kendine saygı duyan bir kişiyseniz, muhtemelen insanlar da size saygıyla yaklaşır. Bu liste size insanların saygısını kazanmak için yardımcı olacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="İnsanların saygısını kazanmanın 10 yolu" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/01/insanlarin-saygisini-kazanmak.jpg" alt="" width="225" height="220" />Hiç sizinle hemfikir olmayan ve size karşı kaba olan birisiyle tanıştınız mı? Peki, nasıl hissettiniz? Kızdınız mı? Hırçınlaştınız mı?</p>
<p>Kendine saygı duyan bir kişiyseniz, muhtemelen insanlar da size saygıyla yaklaşır. Şunu da söylemek gerek; yaşınız bu işin sırrı ya da ön koşulu değildir. Kendisinden yaşlı insanlardan daha çok saygı duyulan birçok insanla karşılaştım. Ayrıca uygunsuz davranışları yüzünden hiç saygı göstermediğim yaşlı insanlarla da tanıştım. Saygı kazanmak tutum ve davranışlarınızı etrafınızdaki insanlara nasıl yansıttığınızla alakalı bir şeydir.</p>
<p><strong>1. Yaptığınız işte iyi olun</strong></p>
<p>Her çalışma sahasında, en çok saygı gösterilen insanlar; işini en iyi şekilde yapan insanlardır. Yaptığı işte usta olan insanları herkes sever, özellikle de her daim güzel işler sergileyenleri. İşinize yeni başlıyor olmanız saygıyı hak etmediğiniz anlamına gelmez. Mesele küçük de olsa bir başlangıç yapmak ve buradakileri uygulamaktır.<br />
İki yıl önce kişisel gelişim blogumu açtığımda kimse beni tanımıyordu. İşe ilk başladığımda, insanların, yaşımdan dolayı yaptığım işleri hor gördüklerini ve tecrübem olmadığı için böyle konularda yazmamam gerektiğini söylediklerini hatırlıyorum. Aslında böyle yorumlarla karşılaşmak normaldir çünkü benim kim olduğumu bilmiyorlardı, yalnızca yaşımı ve kısa özgeçmişi biliyorlardı. Bunların beni durdurmasına izin vermektense küçük adımlarla ve ortaya iyi işler koyarak, itibarımı arttırdım. Zamanla, insanlar yaptığım işin değerini kabullendi ve yaptığım işe saygı duymaya başladılar. Bugün ise, yeteneklerimin ve onlara sunduğum şeyin değerinin farkında oldukları için, benden yaşlı olan bir sürü okuyucum ve koçluğunu üstlendiğim insan var.</p>
<p>Tecrübe kazandıkça ve insanlara kendinizi en iyisi olarak sundukça onların saygısını kazanırsınız. Bu bir anda gerçekleşen bir olgu değildir fakat insanların saygısını bir kez kazandığınızda bu kalıcı olur.</p>
<p><strong>2. İnsanlara saygı gösterin</strong></p>
<p>Saygı çift yönlüdür. İnsanların size saygı göstermesini istiyorsanız öncelikle sizin onlara saygı göstermeniz gerekir. Size önerim; size saygı göstermeyen bir insanla karşılaştığınızda, sizin de aklınıza, geçmişte saygı göstermemiş olduğunuz bir insanı getirmeniz. Muhtemelen aklınıza birisi gelecektir. İnsanların size neden saygı göstermediği üzerinde kafa yoracağınıza, kötü davrandığınız insanlara saygılı davranmaya çalışın. Bu insanlarla olan ilişkilerinizi yeni bir boyuta taşıyacaktır. Ne zaman birisi bana kaba davransa, ben de kaba davranmış olabileceğim insanları düşünür ve onlarla ilişkimi düzeltmeye odaklanırım. Bu sayede ilişkilerimde pozitif bir rotasyon oluşur.</p>
<p><strong>3. Söylediklerinizin arkasında durun</strong></p>
<p>Kimse yalancı ve güvenilmez insanları sevmez. Saygıdeğer bir insan söyledikleri konusunda dürüst olandır ve söz verdiği şeyi yerine getirme konusunda güvenilirdir. Dürüstlüğün, en yüksek benliğinize ulaşmada birinci adım olduğuna inanıyorum. Ben her zaman vaatlerimi yerine getiririm ve vaatlerimin ötesini sunarım. Eğer olur da bir sebepten vaatlerinizi yerine getiremezseniz, bunu bir sonrakinde telafi edin.</p>
<p><strong>4. Eleştiriye açık olun</strong></p>
<p>Sanılanın aksine, saygı duyuluyor olmak eleştirilemeyeceğiniz anlamına gelmez. Hatta bu durum tam tersine işler. İşinizde ne kadar çok tanınıyorsanız o kadar çok eleştiri alırsınız. Blog okuyucu kitlem son altı ay içinde dört katına çıktı. Şimdi önceki yazılarıma nazaran daha fazla olumlu dönüş alıyorum fakat buna karşılık eleştiri sayısı da arttı. Mesele eleştirileri reddetmek değil aksine incelikle idare edebilmektir. İnsanlar, olumsuz bir eleştiriyi idare edip onu olumlu bir şeye dönüştürebilen insanlara saygı gösterir.</p>
<p><strong>5. Kendinize saygılı davranın</strong></p>
<p>İşin komik tarafı çoğumuz başkalarından saygı görmeyi bekleriz ama kendimize bile saygı göstermeyiz. Daha önce hiç kendinizi hırpaladınız mı? Kendinizi tamamen ve şartsız olarak seviyor musunuz? Yeteri kadar uyumayarak, egzersiz yapmayarak ve düzgün beslenmeyerek kendinize kötü mü davranıyorsunuz? Eğer siz kendinize saygı duymazsanız, diğer insanların da size saygı duymasını bekleyemezsiniz. Öncelikle kendinizi sevmekten başlayın. Ardından diğer insanlar da sizi sevecektir.</p>
<p><strong>6. Kendinizi profesyonelce yönlendirin</strong></p>
<p>Güzel giyinmek, iyi huylu olmak, düzgün bir dil kullanmak ve görgü kurallarına uymak buna dâhildir. Daha önce görgü kuralları ile ilgili bilgilendirici bir etkinliğe katılmadıysanız katılmanız faydalı olacaktır. Etkinlikte yapılanların suni olduğunu hissetseniz bile, bunun bir yararı olacaktır. Ben öğrenciyken, şarap değerlendirme, yemek adabı ve birisiyle ilk buluşmada yapılması gerekenler gibi konularda birkaç bilgilendirici etkinliğe katılmıştım ve kişisel olarak bu etkinlikleri yararlı bulmuştum. Bu tarz şeyler size hayatın anlamını öğretmez ancak gerçek hayatta neyi yapıp yapmayacağınızı bilmenize ve pratik yapmanıza yardımcı olur.</p>
<p><strong>7. Başkalarını kötülemeyin</strong></p>
<p>Sosyal ortamda veya iş ortamında dahi olsanız başkalarının arkasından konuşmayın. Bunu yaparak saygı kazanamazsınız. Şayet birinin yaptıklarından rahatsızsanız bunu o kişiyle konuşun ve bu konuda çözüm yolları arayın. Kişilerin dedikodusunu yapmayın. Dedikodu yapmak olumsuzluğu üzerinize çeker. Farkında olun veya olmayın, bu yalnızca size değil o kişiye de zarar verir. İletişim kurarken dürüst ve açık olun.</p>
<p><strong>8. İnandığınız şeyin arkasında durun</strong></p>
<p>Hiç diğer insanlarla ne söyledikleri hakkında fazla kafa yormadan hemfikir olabilen birileriyle karşılaştınız mı? Ben karşılaştım ve bu insanlar her şeye evet dedikçe konuşma daha da anlamsızlaşır. Kişisel olarak, başkalarını papağan gibi taklit etmeyip karşıt fikirlerini (medenice) savunan insanlara daha fazla saygı duyarım. Buna paralel, kendi fikirlerinize sahip olduğunuzu göstererek daha fazla saygı görebilirsiniz. İnandığınız şeyin arkasında durmaktan korkmayın. Aynı zamanda, bunu etrafınızdakilere saygı göstererek yapın.</p>
<p><strong>9.Kendiniz olun</strong></p>
<p>Sekizinci maddede yazdığı gibi özgün olun. Bir başkasının tam bir kopyası olmaktansa orijinal olmanız çok daha iyidir. İnsanlar özgün olan kişilere saygı gösterirler. Birçok insan olmadıkları bir insan gibi davranmak için çok gayret ederler ve sonunda da benliklerini kaybederler. Kim olduğunuzu ve neyi savunduğunuzu keşfedin. Dünyanın ihtiyacı olan şey birbirinden klonlanmış olan insanlar değil, kendilerine karşı dürüst olan insanlardır.</p>
<p><strong>10. Başkaları için bir rol model olun</strong></p>
<p>Davranışlar sözlerden daha tesirlidir. Davranışlarınızla başkaları için bir rol model misiniz? Görgü kuralları konusunda kendinizi daha fazla geliştirebilir misiniz? Saygı görmek için sözünüzün eri olun. En çok saygı duyulan insanlar diğer insanlara ilham kaynağı olan ve onların potansiyellerinin farkına varmasını sağlayan insanlardır.</p>
<p class="woo-sc-box note"><em>Peki ya siz? Bu 10 yöntemden herhangi biri sizinle örtüşüyor mu? Sizin de başkalarından saygı görmenin yollarıyla ilgili kişisel tecrübeleriniz var mı? Yorum yapmaktan çekinmeyin.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/insanlarin-saygisini-kazanmanin-10-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların yeni trendi internetten alışveriş</title>
		<link>http://www.probilgi.com/kadinlarin-yeni-trendi-internetten-alisveris.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/kadinlarin-yeni-trendi-internetten-alisveris.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 08:43:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[internetten alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ve alışveriş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1340</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların alışverişi çok sevdiği su götürmez bir gerçek, internet artık her an alışveriş yapmalarına olanak tanıyor , peki bu ne kadar iyi birşey ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Kadınların yeni trendi internetten alışveriş" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/01/kadinlarin-yeni-trendi-internetten-alisveris.jpg" alt="" width="200" height="200" />İnternetten alışverişin hayatımıza yeni bir bakış açısı açtığını itiraf etmeliyim. Ben kıyafetlerimi denemeden almam diyenleri duyar gibiyim. Şayet bedeniniz hakkında yeterince bilgiye sahipseniz inanın ki denemenize bile gerek yok. Kargo gelip kutuyu elinize aldığınızda sanki birisinden sizin tam da almak istediğiniz bir hediye geliyormuş hissini vermesi de cabası.</p>
<p>Tabi birde bunun alışkanlık yapma gibi kötü bir yanı var. <a href="http://www.probilgi.com/internetten-alisveris-yaparken-dikkat-edilmesi-gereken-kurallar.html" target="_blank">İnternetten alışveriş yaparken dikkat edilmesi gereken kurallar</a> olduğunu unutmayın.. Siteyi araştırdınız güvenilir ve adı duyulmuş bir site. Platformun güvenli olduğuna karar verdiniz ve kredi kartı bilgilerinizi girerek alışveriş yaptınız. Tabi bunun yanında korkularınız da var. İlk kez bu deneyimi yaşıyorsunuz ve bilgileriniz sızacak mı şüphesi beyninizi kemiriyor. Her şeye rağmen beğendiğiniz ürünü cazip fiyata aldınız. Üzerinizde de harika durdu. Hemen ertesi günü tekrar bakma hissi uyanacaktır, ayrıca sisteme kayıt olduğunuz içinde maillerle kendini hatırlatacak, bir bakmışınız her gün sabah işte veya evde bugün hangi kampanya ne ürün var diye bekler olmuşunuz.</p>
<p>O kadar kolaylık sağlıyorlar ki siz vitrinlere bile bakmaktan vazgeçmişiniz, artık sizin izlediğiniz vitrin internet sayfalarına dökülmüş, zahmetsiz, aynı sıraya sıkıştırılmış bir ton elbise arasından hangisi güzel diye bakmadan, mağazanın o yoğun alışveriş trafiğine takılmadan alışveriş imkânı sunuyorlar ve en güzeli birisinin üzerinde nasıl durduğunu görüyorsunuz. Bazılarımız kıyafetlerini alırken başkasının üzerinde nasıl durduğuna bakmıyor mu? Hım, peki birde giyen modelin beden ölçüleri verilmiş ise işimiz daha da kolay hemen kendi bedenimizle kıyaslayıp alışverişimizi tamamlıyoruz.</p>
<p>Kampanya süresi boyunca ürün kargoya verilmiyor, kampanya süresi tamamlanıyor ve paketleme işlemine başlıyor. Yaklaşık olarak 7-12 iş günü içerisinde ürün elinizde oluyor. Ürün geldi hemen teslim aldınız kargo görevlisi daha ayrılmadan paketinizi kontrol etmeyi unutmayın. Açılmış, yırtılmış veya ürüne zarar verecek şekilde ezilmişse, hemen kargo görevlisine paketi iade edin, değilse ürünü incelemeye koyulalım. Ürün eğer bir kıyafet ise aldık denedik harika oldu mutluyuz, peki üzerimize yakışmadı veya beklediğiniz gibi değil, küçük veya büyük geldi. Sorun değil kargoyu arıyorsunuz adresten teslim alıyorlar ve bazı alışveriş sitelerinde hiçbir ücret ödemeden geri iade edebiliyorsunuz. Ödediğiniz miktar ise geri kartınıza iade ediliyor, kayıp yok sadece deneyimlemiş oluyorsunuz.</p>
<p>Kimimiz bundan sonra vazgeçebilir. Eğer ürünü beğendiysek, siteye bakıyoruz, bugün istediğiniz bir ürün yok ama almak istiyorsunuz. Onun bir türevi başka site var o da en az onun kadar adı duyulmuş, hemen kayıt olduk inceledik. Sonra bir bakmışız ki evimizde çeşitli platformlardan yaptığımız alışveriş kutuları, kartımızın limiti dolmuş. Kendi kendinize söz vermeye başlıyorsunuz artık alışveriş yapmayacağım diye fakat kâfi değil mailler bizi o yola teşvik ediyor. Sitelere girip hemen mail almak istemediğinizi belirtiyorsunuz. Bu size kısa süre bir soluk aldırabilir.</p>
<p>Biz kadınlara çok zararlı bir sistem kurmuşlar, sakın o yelin estiği rüzgâra aşırı kapılmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/kadinlarin-yeni-trendi-internetten-alisveris.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların korkulu rüyası meme kanseri</title>
		<link>http://www.probilgi.com/kadinlarin-korkulu-ruyasi-meme-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.probilgi.com/kadinlarin-korkulu-ruyasi-meme-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 08:33:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.probilgi.com/?p=1336</guid>
		<description><![CDATA[Meme dokusunu oluşturan hücrelerin ve sütün meme ucuna kadar taşınmasını sağlayan süt kanallarının anormal şekilde çoğalması orada tümöre neden olur. Bu tümörün vücudun başka bölgelerine dağılma eylemine ise meme kanseri denir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignright" title="Meme kanseri" src="http://www.probilgi.com/wp-content/uploads/2012/01/meme-kanseri.jpg" alt="" width="210" height="190" />Bu aralar gündemden düşmeyen meme kanseri nedir?</strong></p>
<p>Meme dokusunu oluşturan hücrelerin ve sütün meme ucuna kadar taşınmasını sağlayan süt kanallarının anormal şekilde çoğalması orada tümöre neden olur. Bu tümörün vücudun başka bölgelerine dağılma eylemine ise meme kanseri denir. Eğer oluştuğu bölgede kalıyor ise selim tümör deniyor.</p>
<p>Bütün hastalıklarda olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis tedavinin yanıtı için büyük önem arz etmektedir.</p>
<p><strong>Meme kanserinin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>- Memenin bir bölümünün veya tamamının şişmesi, kızarıklık belirtiler arasındadır.</p>
<p>- Ele kitle değmesi ki en yaygın meme kanseri tespiti bu belirtiden yapılmaktadır.</p>
<p>- Meme ucunun kalınlaşması, başka yöne bakması, meme cildinin pütürlü yani portakal kabuğu görünümünde olması kansere işaret olabilir.</p>
<p>Şikayetlere sahip olan bayanların doktor kontrolünden geçmeleri gerekir.</p>
<p><strong>Kimler risk altında?</strong></p>
<p>Radyasyona maruz kalanlar, meme iltihabı geçirenler, çevresel faktörler ve genetik yatkınlık bir çok bayan için risk oluşturmaktadır.</p>
<p>Daha önce rahimde veya kalın bağırsağında kanser teşhisi konulan bayanlar kişisel kanser risk hikâyesini oluşturmaktadır. Anne de veya aile büyükleri bayanlarda görülmüş olması da ailede meme kanseri hikâyesini oluşturur. Yaşın ilerlemesi, aşırı stres, şişman olmak, Sigara, alkol kullanmak kanseri tetikleyen etmenlerdendir.</p>
<p><strong>Mamografi nedir?</strong></p>
<p>Meme röntgen filmidir, mamografide muayene ile saptanmayacak kadar küçük anormallikler incelenir. 40 yaşını geçen bayanların yılda bir veya iki yılda bir mamografi yaptırması gerekmektedir. 50 yaşın üstündeki bayanlar ise her yıl düzenli olarak yaptırması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Kanser teşhisi konulduğunda tedavisi nasıl yapılmaktadır?</strong></p>
<p>Saptanma seviyesine göre tedavi şekli değişiklik arz etmektedir. Ne kadar erken saptanırsa o kadar farklı tedavi uygulama seçeneği mevcuttur.</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.probilgi.com/kadinlarin-korkulu-ruyasi-meme-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

