Sağlık

1 Aralık Dünya AIDS Günü – AIDS Oranında Büyük Artış

Devrin çaresiz hastalıklarından birisi olan Aids vakalarında son dönemlerde büyük artışların meydana geldiği gözlendi. Amerikan sağlık kuruluşlarının son dönemde yapmış olduğu araştırmalarda, Aids hastalarının gözetim altında tutulmadıkları için, HIV virüsünün yayılmasında büyük etkiye sahip olduklarını ve virüsü taşıyan hastaların oranında büyük artış olduğunu belirttiler.

Merkezi sağlık kuruluşları tarafından yapılan açıklamalarda HIV virüsünü taşıyan Amerikalıların sadece %20 lik diliminin, virüse karşı mücadele ettiğini ve virüsün gözetim altında tutulmasına özen gösterdiğini belirtti.

1 Aralık Dünya AIDS gününde geleneksel olarak her yıl virüsün etkilerini, yayılma şekillerini ve korunma yolları anlatılmakta ve toplumların bilinçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaların yoğunlaştığı Amerika da özellikle virüsü taşıyan kişilerin birçoğunun virüsten haberdar olmadığı ya da taşıyıcı olduklarını bilmediklerini ve virüsü taşıdıklarını öğrendiklerinde sadece %50lik kısmının virüs ile mücadele etmeye başladıkları görüldü. Özellikle gelişmiş ve sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan ülkelerde virüsün daha etkin olduğu ve daha kolay yayıldığı ise bir diğer önemli detay olarak göze çarpıyor.

HIV virüsünün yeterince bilinmemesi ve daha çok kişiye anlatılamaması sebebiyle tamamen korkulan ve uzak durulan bir hastalık olduğu ve virüse karşı tamamen bir teslimiyet duygusunun oluştuğu bu dönemlerde, alınacak önlemlerin ve ek tedavi yöntemlerinin, virüsün yaratmış olduğu yan etkileri azaltmakta büyük ölçüde fayda sağladığı bilinmekte. Tüm bu gerçeklere rağmen hastaların ya da taşıyıcıların virüse karşı bir mücadeleye girişmemesi, hastalığın yayılma riskini daha da artırmaktadır.

Aids nedir ? Genel itibariyle AIDS bağışıklık sisteminin zayıf düşmesine ve ilerleyen aşamalarda tamamen çökmesine neden olmaktadır. HIV adı verilen bir enfeksiyon sebebiyle bulaşıcı ve tedavi edilmediğinde ölümcül bir hale gelen hastalık her yıl daha çok kişinin hayatını tehdit etmeye devam ediyor.

Vücuda kan ve cinsel temas yoluyla bulaşan hastalığın temel hedefi ise merkezi sinir sistemi. Hastalığın sessiz ve sinsi bir biçimde ilerlemesi sebebiyle uzun yıllar fark edilmediği durumlar olabiliyor. Bu gibi durumlarda hastalık ikinci aşamaya geçiyor ve bağışıklık sistemini tamamen çökertiyor. Çöken bağışıklık sistemi vücutta kanser ve benzeri vakaların ortaya çıkmasına neden oluyor ve hastalık AIDS boyutuna ulaşmış oluyor.

Her yıl milyonlarca insanın hayatına bir kara leke olarak bulaşan hastalık gerekli önlemler alınmadığı durumlarda daha da ilerleyerek geri dönülmez bir yola girilmesine sebep oluyor. Korunmanın birinci ve en önemli adımı ise prezervatif kullanmak veya en güzeli tek eşli olmak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir